Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu ve Cezası (TCK m.165)

Bir suç işlendiğinde, suçtan elde edilen mal veya ekonomik değerlerin daha sonra el değiştirmesi, suçtan elde edilen kazancın dolaşıma sokulmasına ve görünüşte meşru hâle getirilmesine yol açabilir. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu, yalnızca hırsızlık, dolandırıcılık veya yağma gibi öncül suçu işleyen kişiyi değil, belirli şartlarda suçtan elde edilen eşyayı daha sonra satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişiyi de ayrıca cezalandırmaktadır. Ankara ceza avukatı. yenimahalle ceza avukatı

Giriş

Bir suç işlendiğinde, suçtan elde edilen mal veya ekonomik değerlerin daha sonra el değiştirmesi, suçtan elde edilen kazancın dolaşıma sokulmasına ve görünüşte meşru hâle getirilmesine yol açabilir.

Bu nedenle Türk Ceza Kanunu, yalnızca hırsızlık, dolandırıcılık veya yağma gibi öncül suçu işleyen kişiyi değil, belirli şartlarda suçtan elde edilen eşyayı daha sonra satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişiyi de ayrıca cezalandırmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşya veya diğer malvarlığı değerinin, bu suça iştirak etmeyen başka bir kişi tarafından satın alınması, kabul edilmesi, satılması veya devredilmesini yaptırım altına almaktadır.

Güncel TCK m.165 hükmüne göre bu suçu işleyen kişi hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

Madde, 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanun ile değiştirilmiş; “eşya” kavramının yanında “diğer malvarlığı değerleri” de açıkça hükme dahil edilmiştir.

Ancak suçun oluşması için yalnızca “başkasına ait bir malı satın almak” yeterli değildir.

Asıl önemli olan, satın alınan veya kabul edilen malvarlığı değerinin bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olması ve kişinin bu öncül suça iştirak etmeksizin söz konusu malvarlığı değerini kanunda belirtilen hareketlerden biriyle edinmesidir.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Nedir?

TCK m.165 bakımından suçun temelinde iki ayrı olay bulunur:

Birinci aşama: Bir suç işlenir ve bu suç sonucunda bir eşya veya malvarlığı değeri elde edilir.

İkinci aşama: Önceki suça iştirak etmeyen başka bir kişi, bu suçtan elde edilen eşyayı veya malvarlığı değerini satar, devreder, satın alır veya kabul eder.

Örneğin bir kişinin hırsızlık yaparak elde ettiği telefonu, telefonun çalıntı olduğunu bilerek başka bir kişinin satın alması hâlinde, ikinci kişinin eylemi TCK m.165 kapsamında değerlendirilebilir.

Buradaki amaç, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin ikinci bir işlemle ekonomik hayata sokulmasını engellemektir.

Suç Eşyası Nedir?

“Suç eşyası” yalnızca çalınmış fiziksel mallardan ibaret değildir.

TCK m.165, suç sonucunda elde edilen “eşya veya diğer malvarlığı değerleri” ifadesini kullanmaktadır. Bu nedenle suçtan elde edilen ekonomik değer taşıyan farklı varlıkların da somut olayın niteliğine göre madde kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Örneğin;

  • çalıntı telefon,
  • çalıntı bilgisayar,
  • çalıntı araç,
  • suç yoluyla elde edilmiş para,
  • suçtan elde edilen ekonomik değer,
  • suç sonucunda elde edilen ve daha sonra devredilen başka malvarlığı değerleri

somut olayın özelliklerine göre TCK m.165 bakımından önem taşıyabilir.

Burada belirleyici olan eşyanın kendisinin “suç işlemede kullanılmış” olması değil, bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olmasıdır.

Her Çalıntı Malı Satın Almak Suç Oluşturur mu?

Hayır.

TCK m.165 bakımından en önemli meselelerden biri budur.

Bir kişinin satın aldığı malın daha sonra suçtan elde edilmiş olduğunun ortaya çıkması, tek başına o kişiyi suçlu hâle getirmez.

Failin, suç eşyasını bilerek ve kasten satın alması veya kabul etmesi gerekir.

Dolayısıyla;

“Mal çalıntı çıktı, o hâlde satın alan kişi kesinlikle suç işlemiştir.”

şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Somut olayda kişinin;

  • eşyanın kaynağını bilip bilmediği,
  • satış koşullarının olağan olup olmadığı,
  • eşyanın piyasa değerinin çok altında satılıp satılmadığı,
  • satıcının davranışları,
  • eşyanın niteliği,
  • alışverişin nasıl gerçekleştirildiği,
  • failin suç eşyası olduğunu bilmesini sağlayacak somut olguların bulunup bulunmadığı

birlikte değerlendirilmelidir.

Çalıntı Olduğunu Bilmeden Mal Satın Almak

Bir kişinin satın aldığı eşyanın suçtan elde edildiğini bilmemesi, TCK m.165 bakımından önemlidir.

Örneğin bir kişi ikinci el bir telefonu piyasa koşullarına uygun bir bedelle satın almış, telefonun çalıntı olduğuna ilişkin herhangi bir belirti bulunmamış ve daha sonra telefonun bir hırsızlık suçundan elde edildiği ortaya çıkmışsa, sırf telefonun çalıntı çıkması nedeniyle TCK m.165’ten mahkûmiyet kurulması mümkün değildir.

Çünkü ceza sorumluluğu bakımından kişinin suç eşyasıyla ilgili bilgi ve iradesi araştırılmalıdır.

Burada özellikle önemli olan husus, kişinin “kesin olarak suçtan elde edildiğini bildiğinin” veya somut olayın özellikleri itibarıyla suç eşyası olduğunu bilerek hareket ettiğinin ortaya konulmasıdır.

Ucuz Fiyata Çalıntı Mal Almak Suç Mudur?

Ucuz fiyat tek başına suçun kesin kanıtı değildir.

Ancak malın gerçek değerinin çok altında satılması, satıcının kimliğini gizlemesi, satışın olağandışı koşullarda yapılması, ürünün seri numarasının silinmiş olması veya eşyanın kaynağı hakkında açıklama yapılamaması gibi hususlar, somut olayda kişinin eşyanın suçtan elde edildiğini bildiğine ilişkin delil veya emare olarak değerlendirilebilir.

Dolayısıyla mahkemenin yalnızca;

“Bu ürün ucuzdu.”

tespitinden hareketle suçun oluştuğunu kabul etmesi ile tüm olayın özelliklerini değerlendirmesi aynı şey değildir.

Ceza yargılamasında esas olan, her somut olayın kendi delilleri içerisinde değerlendirilmesidir.

Suç Eşyasını Satmak da Suç mudur?

Evet, TCK m.165 yalnızca satın alma veya kabul etmeyi düzenlememektedir.

Madde;

  • satmak,
  • devretmek,
  • satın almak,
  • kabul etmek

şeklindeki seçimlik hareketleri kapsamaktadır.

Örneğin bir kişinin suçtan elde edildiğini bildiği bir malı başka bir kişiye satması da TCK m.165 kapsamında değerlendirilebilir.

Burada failin ilk öncül suça iştirak edip etmediği ayrıca araştırılmalıdır.

Suç Eşyasını Devretmek

Suçtan elde edilen bir malvarlığı değerinin başka bir kişiye devredilmesi de kanunda açıkça düzenlenmiştir.

Örneğin bir kişi çalıntı olduğunu bildiği bir bilgisayarı başka bir kişiye ücretsiz olarak veriyor veya başka bir mal karşılığında devrediyorsa, somut olayın şartlarına göre TCK m.165 kapsamında “devretme” hareketi gündeme gelebilir.

Burada da eşyanın suçtan elde edilmiş olması ve failin buna ilişkin kastının bulunması önem taşır.

Suç Eşyasını Kabul Etmek Ne Anlama Gelir?

“Kabul etmek”, eşyanın mutlaka satın alınmasını gerektirmez.

Bir kişinin suçtan elde edilen malvarlığı değerini, satın alma işlemi gerçekleştirmeksizin bilerek ve isteyerek kabul etmesi de kanundaki seçimlik hareketlerden biridir.

Örneğin suçtan elde edildiğini bilen kişinin bu eşyayı kendi kullanımına alması veya başka şekilde teslim kabul etmesi, somut olayın özelliklerine göre TCK m.165 kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle suçun adı yalnızca “çalıntı mal satın alma suçu” şeklinde anlaşılmamalıdır.

TCK m.165’te Öncül Suç Nedir?

TCK m.165’in oluşabilmesi için öncelikle bir öncül suç bulunmalıdır.

Öncül suç, suç eşyasının veya malvarlığı değerinin elde edilmesine neden olan ilk suçtur.

Örneğin;

  • hırsızlık,
  • yağma,
  • dolandırıcılık,
  • güveni kötüye kullanma

gibi suçlar sonucunda elde edilen mal veya ekonomik değerler daha sonra başka bir kişiye devredildiğinde TCK m.165 gündeme gelebilir.

Bu nedenle TCK m.141 Hırsızlık Suçu, TCK m.148 Yağma Suçu, TCK m.155 Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve TCK m.157 Dolandırıcılık Suçu ile TCK m.165 arasında doğrudan bağlantı bulunmaktadır.

Sitemizdeki bu makalelerden TCK m.165’e, TCK m.165’ten de ilgili öncül suçlara doğal site içi bağlantılar verilmesi, oluşturduğumuz malvarlığına karşı suçlar içerik kümesini güçlendirecektir.

Öncül Suçun Faili ile Suç Eşyasını Alan Kişi Aynı Kişi Olabilir mi?

TCK m.165’in temel özelliği, failin “bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin” hareket etmesidir.

Bu nedenle kişi, suç eşyasının elde edilmesini sağlayan öncül suça iştirak etmişse, artık TCK m.165’in uygulanması yerine öncül suç bakımından fail, azmettiren veya yardım eden sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilmelidir.

Örneğin hırsızlık suçunu işleyen kişinin, çaldığı malı daha sonra kendisinin satın aldığı şeklinde bir hukuki durumdan söz edilemez.

Ancak hırsızlık suçunu planlayan, yardım eden veya hırsızlık sırasında iştirak eden kişi ile hırsızlık tamamlandıktan sonra malı bilerek satın alan kişinin hukuki durumları birbirinden farklıdır.

Öncül suça iştirak ile suç eşyasını sonradan satın alma arasındaki sınır, TCK m.165 bakımından son derece önemlidir.

Hırsızlık ile Suç Eşyasını Satın Alma Arasındaki Fark

Bu iki suç birbirine çok yakın görünmekle birlikte aynı suç değildir.

Hırsızlıkta fail, başkasına ait taşınır malı zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden alır.

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesinde ise fail, öncül suçun işlenmesine iştirak etmeden, suçtan elde edilen malvarlığı değerini daha sonraki aşamada satın alır, kabul eder, satar veya devreder.

Bu nedenle örneğin;

Malı çalan kişi → TCK m.141

Çalınan malı, suçtan elde edildiğini bilerek satın alan kişi → TCK m.165

şeklinde temel bir ayrım kurulabilir.

Bu ayrım, özellikle soruşturma aşamasında eylemin hangi tarihte gerçekleştiği ve kişinin öncül suçla bağlantısının ne olduğu bakımından önem taşır.

Dolandırıcılık ile Suç Eşyasının Satın Alınması Arasındaki Fark

Dolandırıcılıkta failin hileli davranışlarla bir kişiyi aldatması ve bu aldatma sonucunda haksız yarar sağlaması gerekir.

TCK m.165’te ise temel mesele, suçtan elde edilen malvarlığı değerinin sonradan bilerek dolaşıma sokulması veya edinilmesidir.

Örneğin bir kişinin sahte belge veya hileli davranışlarla bir kişiden mal alması dolandırıcılık bakımından değerlendirilebilir.

Buna karşılık başka bir kişinin dolandırıcılık sonucunda elde edilen malı, bunun suçtan elde edildiğini bilerek satın alması TCK m.165 kapsamında gündeme gelebilir.

Bu nedenle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası yazımız ile bu makale arasında güçlü bir iç bağlantı kurulmalıdır.

Yağma ile Suç Eşyasının Satın Alınması Arasındaki Fark

Yağmada cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun malı teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya zorlanması söz konusudur.

TCK m.165 bakımından ise malın elde edilmesi sırasında failin cebir veya tehdit kullanması şart değildir.

Örneğin bir kişi silahla tehdit edilerek malını teslim etmeye zorlanmışsa yağma suçu gündeme gelir. Bu mal daha sonra yağma suçuna iştirak etmeyen ve malın suçtan elde edildiğini bilen başka bir kişi tarafından satın alınırsa, ikinci kişinin eylemi ayrıca TCK m.165 kapsamında değerlendirilebilir.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Kast

TCK m.165 kasten işlenebilen bir suçtur.

Failin, üzerinde işlem yaptığı eşyanın veya malvarlığı değerinin bir suçun işlenmesiyle elde edildiğini bilerek hareket etmesi gerekir.

Burada “bilme” unsuru uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir.

Çünkü fail çoğu zaman;

“Ben bunun çalıntı olduğunu bilmiyordum.”

şeklinde savunma yapabilir.

Mahkeme bu savunmayı değerlendirirken yalnızca failin beyanına bakmaz. Eşyanın niteliği, satış koşulları, fiyatı, tarafların ilişkisi, eşyanın kaynağı ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Suç Eşyasının Çalıntı Olduğunu Sonradan Öğrenmek

Kişinin malı satın aldığı sırada suçtan elde edildiğini bilmemesi, ancak daha sonra malın suçtan elde edildiğini öğrenmesi hâlinde hukuki durum farklılaşabilir.

Özellikle kişi malı hukuki bir ilişkiye dayanarak elde etmişse ve daha sonra eşyanın suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmazsa, TCK m.166’da düzenlenen bilgi vermeme suçu gündeme gelebilir. TCK m.166, bu özel durumu ayrıca düzenlemektedir.

Bu nedenle:

Başlangıçta suçtan elde edildiğini bilerek satın almak → TCK m.165

ile

Hukuki ilişki kapsamında elde ettiği eşyanın sonradan suç eşyası olduğunu öğrenmesine rağmen bildirimde bulunmamak → TCK m.166

birbirinden ayrılmalıdır.

Bu ayrım, seri içerisinde TCK m.165 ile TCK m.166’nın yan yana ve birbirini tamamlayacak şekilde linklenmesini özellikle değerli hâle getiriyor.

Suç Eşyasının Satın Alınması ile Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Arasındaki Fark

TCK m.165, bazı olaylarda TCK m.282’de düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu ile de karıştırılabilir.

Ancak iki suç aynı değildir.

TCK m.165’te suçtan elde edilen eşya veya malvarlığı değerinin satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi esas alınmaktadır.

Aklama suçunda ise suçtan kaynaklanan malvarlığı değerinin kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edilmiş izlenimi vermek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulması gibi daha farklı bir yapı söz konusudur.

Bu nedenle bir malvarlığı değerinin suçtan elde edilmiş olması tek başına hangi suçun oluştuğunu belirlemez. Failin gerçekleştirdiği sonraki hareketin niteliği ve amacı ayrıca değerlendirilmelidir.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Eşyanın Müsaderesi

TCK m.165 bakımından müsadere de önemlidir.

TCK m.54 kapsamında, suçta kullanılan veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine ilişkin hükümler bulunmaktadır. UYAP Mevzuat ve İçtihat Programında da TCK m.54’ün, suçtan meydana gelen eşya bakımından müsadere düzenlemesi içerdiği görülmektedir.

Ancak burada iyi niyetli üçüncü kişinin hakları ayrıca korunmaktadır.

Dolayısıyla suç eşyasının ele geçirilmiş olması, her durumda aynı şekilde müsadere edileceği anlamına gelmez.

Eşyanın kime ait olduğu, kişinin iyi niyetli olup olmadığı ve TCK m.54’teki şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle makalemizde Eşya Müsaderesi konusuna da doğal bir site içi bağlantı verilmesi faydalı olacaktır.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Etkin Pişmanlık Var mı?

Burada önceki yazılarımızdan farklı olarak önemli bir ayrım bulunmaktadır.

TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, TCK m.165’i açıkça kapsamamaktadır.

TCK m.168’de hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas ve yağma bakımından özel etkin pişmanlık düzenlemeleri bulunmaktadır; ancak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu TCK m.168’de sayılan suçlar arasında yer almamaktadır.

Bu nedenle TCK m.168’deki özel etkin pişmanlık indirimlerinin TCK m.165 bakımından otomatik olarak uygulanacağı söylenemez.

Bu nokta özellikle önemlidir; çünkü malı geri vermek veya zarar gören kişinin zararını gidermek ile TCK m.168 anlamında etkin pişmanlıktan yararlanmak aynı hukuki sonuç değildir.

TCK m.167’deki Akrabalık Hükümleri TCK m.165’te Uygulanabilir mi?

TCK m.167, yağma ve nitelikli yağma hariç olmak üzere aynı bölümde yer alan malvarlığına karşı suçlar bakımından belirli akrabalık ilişkilerinde şahsi cezasızlık veya cezada indirim düzenlemektedir.

TCK m.165 de bu bölümde yer aldığından, somut olayda TCK m.167 hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde;

  • ayrılık kararı verilmemiş eşler,
  • üstsoy veya altsoy,
  • belirli kayın hısımları,
  • evlat edinen veya evlatlık,
  • aynı konutta yaşayan kardeşler

bakımından şahsi cezasızlık hükümleri gündeme gelebilir.

TCK m.167/2’de ise belirli diğer akrabalık ilişkileri bakımından cezanın yarı oranında indirilmesine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Ancak akrabalık ilişkisi tek başına yeterli değildir; TCK m.167’de belirtilen bütün şartların somut olayda bulunması gerekir.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Uzlaştırmaya Tabi midir?

Evet.

Bu, TCK m.165 bakımından özellikle önemli sonuçlardan biridir.

CMK m.253’te yapılan düzenleme ile suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu açıkça uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Adalet Bakanlığı’nın güncel uzlaştırma sistemine ilişkin resmi kaynaklarında da TCK m.165 uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında gösterilmektedir.

Dolayısıyla yetişkin fail bakımından TCK m.165 kapsamında soruşturma yürütülürken, diğer kanuni şartların da bulunması hâlinde dosyanın uzlaştırma prosedürüne tabi olması gündeme gelir.

Yargıtay da TCK m.165’teki suçun uzlaştırma kapsamına alındığını açıkça kabul eden kararlar vermiştir.

Uzlaştırma sonucunda tarafların anlaşması ve kararlaştırılan edimin yerine getirilmesi, ceza soruşturması veya kovuşturması bakımından kanunda öngörülen sonuçları doğurabilir. Adalet Bakanlığı’nın bilgilendirmesine göre uzlaştırmada taraflar, maddi veya manevi zararın giderilmesi, özür dileme veya başka bir edim üzerinde anlaşabilir.

Bu nedenle TCK m.165 hakkında bir ceza soruşturmasıyla karşılaşan kişi bakımından uzlaştırma aşamasının kaçırılmaması önemlidir.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçu Şikâyete Tabi midir?

Hayır.

TCK m.165’te soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu nedenle suç, kural olarak resen soruşturulan suçlar arasındadır.

Ancak suçun uzlaştırma kapsamında bulunması, şikâyete tabi olması anlamına gelmez.

Bu iki kavram birbirinden farklıdır:

Şikâyete tabi suç: Mağdurun süresi içinde şikâyette bulunması soruşturma bakımından kanuni şarttır.

Uzlaştırmaya tabi suç: Kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiğinde tarafların uzlaştırma prosedürüne yönlendirilmesi söz konusudur.

TCK m.165 bakımından ikinci durum söz konusudur.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Basit Yargılama Usulü Uygulanır mı?

TCK m.165’in hapis cezasının üst sınırı üç yıl olduğundan, CMK m.251’deki basit yargılama şartları bakımından yalnızca cezanın üst sınırına bakılarak bu usulün uygulanabileceği söylenemez.

Basit yargılama usulünde genel olarak, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren ve kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı iki yıl veya daha az olan suçlar bakımından özel şartlar bulunmaktadır.

TCK m.165’in üst sınırı üç yıl olduğundan, yetişkin sanık bakımından TCK m.165 kural olarak basit yargılama kapsamında değildir.

Bununla birlikte çocuklar bakımından uzlaştırma ve diğer özel muhakeme hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

TCK m.165 bakımından yargılama kural olarak Asliye Ceza Mahkemesinde yapılır.

Yargıtay’ın ceza dairelerinin görev dağılımına ilişkin güncel kararlarında da TCK m.165 kapsamındaki işler ilgili ceza dairesinin görev alanında gösterilmektedir.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Deliller

Bu suç bakımından özellikle eşyanın suçtan elde edildiğini ve failin bu durumu bildiğini ortaya koyabilecek deliller önem taşır.

Somut olayın niteliğine göre;

  • eşyanın ele geçirilme şekli,
  • satış veya devir sözleşmeleri,
  • banka kayıtları,
  • mesajlaşmalar,
  • telefon görüşmeleri,
  • kamera görüntüleri,
  • tanık anlatımları,
  • eşyanın seri numarası,
  • fatura ve garanti belgeleri,
  • satış bedeli,
  • eşyanın piyasa değeri,
  • satıcı ile alıcı arasındaki ilişki,
  • eşyanın önceki sahibi,
  • eşyanın hangi suçtan elde edildiğini gösteren kayıtlar

delil olarak değerlendirilebilir.

Özellikle failin suç eşyası olduğunu bildiğinin ispatı bakımından olayın bütün koşulları birlikte ele alınmalıdır.

Suç Eşyasının Satın Alınması Suçunda Öncül Suçun Kesinleşmiş Olması Gerekir mi?

TCK m.165 bakımından önemli olan, eşyanın gerçekten bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olduğunun ortaya konulmasıdır.

Bu nedenle öncül suçun failinin ayrıca mahkûm edilmiş olması ile TCK m.165’in unsurlarının oluşması birbirinden ayrılmalıdır.

Ceza yargılamasında mahkeme, öncül olayın suç niteliğini ve eşyanın bu suç sonucunda elde edilip edilmediğini somut deliller üzerinden değerlendirebilir.

Dolayısıyla;

“Öncül suçun faili henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet almamışsa TCK m.165 kesinlikle uygulanamaz.”

şeklindeki kategorik yaklaşım doğru değildir.

Asıl mesele, eşyanın suçtan elde edildiğinin yeterli ve hukuka uygun delillerle ortaya konulmasıdır.

Suç Eşyasının Satın Alınması ile Mala Zarar Verme Arasındaki Fark

Mala zarar verme suçunda başkasının taşınır veya taşınmaz malına zarar verilmesi söz konusudur.

TCK m.165’te ise suçtan elde edilmiş bir eşyanın veya malvarlığı değerinin daha sonra satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi söz konusudur.

Bu nedenle iki suçun maddi konusu ve seçimlik hareketleri farklıdır.

Serimizdeki Mala Zarar Verme Suçu ve Cezası yazısından bu makaleye doğal bir bağlantı verilebilir; ancak okuyucuya iki suçun birbirinden farklı olduğu açıkça gösterilmelidir.

Suç Eşyasının Satın Alınması ile Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf Arasındaki Fark

TCK m.160’ta kaybedilmiş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşya üzerinde malik gibi tasarrufta bulunma düzenlenmiştir.

TCK m.165’te ise eşyanın bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olması gerekir.

Dolayısıyla;

Kaybedilmiş eşya → TCK m.160

Suç işlenmesiyle elde edilmiş eşya → TCK m.165

şeklinde temel bir ayrım kurulabilir.

Bu nedenle önceki Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf makalemizle de doğrudan bağlantı kurulması gerekir.

Ankara’da Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu

Ankara’da çalıntı telefon, bilgisayar, araç veya başka bir malvarlığı değerinin satın alınması ya da kabul edilmesi nedeniyle yürütülen bir soruşturmada, yalnızca eşyanın suçtan elde edildiğinin tespit edilmesi yeterli değildir.

Özellikle satın alan kişinin bu durumu bilip bilmediği ve öncül suça iştirak edip etmediği araştırılmalıdır.

Bu kapsamda;

eşyanın kaynağı + satın alma koşulları + satış bedeli + tarafların ilişkisi + eşyanın suçtan elde edildiğini gösteren deliller + failin bilgi düzeyi

birlikte değerlendirilmelidir.

Ankara’daki bir soruşturma veya ceza davasında ayrıca uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilir olması da dosyanın seyri bakımından önem taşır. TCK m.165’in uzlaştırma kapsamındaki suçlardan olduğu Adalet Bakanlığı’nın resmi kaynaklarında açıkça belirtilmektedir.

Bu nedenle Ankara’da suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi iddiasıyla karşılaşan kişinin, yalnızca ceza miktarına değil; suçun unsurlarına, delillere, öncül suçla bağlantıya ve uzlaştırma sürecine birlikte bakması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu nedir?

Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşya veya diğer malvarlığı değerini, bu suça iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişinin cezalandırıldığı TCK m.165’te düzenlenen malvarlığına karşı suçtur.

Suç eşyasını satın almanın cezası nedir?

TCK m.165 kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

Çalıntı mal olduğunu bilmeden satın almak suç mudur?

Kişinin malın suçtan elde edildiğini bilmediği ve suç kastının bulunmadığı somut olaylarda TCK m.165 kapsamında ceza sorumluluğu doğmaz. Ancak kişinin bilgi sahibi olup olmadığı olayın tüm delilleriyle değerlendirilir.

Ucuza çalıntı mal almak suç mudur?

Malın çok düşük fiyata satılması tek başına suçun kesin kanıtı değildir; ancak kişinin eşyanın suçtan elde edildiğini bildiğine ilişkin diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.

Suç eşyasını satmak da suç mudur?

Evet. TCK m.165 yalnızca satın alma ve kabul etmeyi değil, suçtan elde edilen eşyanın satılması veya devredilmesini de düzenlemektedir.

Suç eşyasının satın alınması hırsızlık mıdır?

Hayır. Hırsızlık ile suç eşyasının satın alınması farklı suçlardır. Hırsızlıkta malın zilyedin rızası dışında alınması; TCK m.165’te ise suçtan elde edilen malvarlığı değerinin öncül suça iştirak etmeyen kişi tarafından sonradan edinilmesi söz konusudur.

Suç eşyasının satın alınması dolandırıcılık mıdır?

Hayır. Ayrı bir suç tipidir. Ancak suç eşyasının elde edilmesinde dolandırıcılık gibi bir öncül suç bulunabilir.

Suç eşyasının satın alınması yağma ile bağlantılı olabilir mi?

Evet. Yağma sonucunda elde edilen malın, yağma suçuna iştirak etmeyen ve suçtan elde edildiğini bilen başka bir kişi tarafından satın alınması TCK m.165 bakımından değerlendirilebilir.

Suç eşyasının satın alınması uzlaştırmaya tabi midir?

Evet. TCK m.165, CMK m.253 kapsamında uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında açıkça sayılmıştır.

Suç eşyasının satın alınması şikâyete tabi midir?

Hayır. TCK m.165’te soruşturma ve kovuşturma için şikâyet şartı öngörülmemiştir.

Suç eşyasının satın alınmasında etkin pişmanlık var mı?

TCK m.168’de düzenlenen özel etkin pişmanlık hükümleri TCK m.165’i kapsamamaktadır. Bu nedenle TCK m.168’deki özel etkin pişmanlık indirimi doğrudan uygulanmaz.

Suç eşyası sonradan suç eşyası olarak öğrenilirse ne olur?

Kişi eşyayı hukuki bir ilişkiye dayanarak elde etmiş ve sonradan bunun suçtan elde edildiğini öğrenmişse, yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmaması hâlinde TCK m.166’daki bilgi vermeme suçu gündeme gelebilir.

Suç eşyasının satın alınması ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama aynı şey midir?

Hayır. TCK m.165 ile TCK m.282 farklı suç tipleridir. Somut olayda failin gerçekleştirdiği işlemin niteliği ve amacı incelenmelidir.

Suç eşyası müsadere edilir mi?

Somut olayda TCK m.54’teki müsadere koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilir. Özellikle üçüncü kişilerin iyi niyetli hakları ayrıca dikkate alınmalıdır.

Suç eşyasının satın alınması suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir.

Sonuç

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin daha sonra dolaşıma sokulmasını önlemeyi amaçlayan önemli bir malvarlığı suçudur.

TCK m.165 bakımından yalnızca bir malın daha sonra çalıntı olduğunun ortaya çıkması yeterli değildir.

Eşyanın bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olması, failin öncül suça iştirak etmemesi ve suçtan elde edildiğini bilerek malvarlığı değeri üzerinde kanunda belirtilen seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirmesi gerekir.

Bu nedenle özellikle ikinci el araç, telefon, bilgisayar, elektronik eşya ve diğer değerli malların alım satımında eşyanın kaynağı ve alışveriş koşulları önem taşımaktadır.

Öte yandan TCK m.165’in uzlaştırma kapsamında bulunması, soruşturma aşamasında önemli bir hukuki imkân ortaya çıkarmaktadır.

Adalet Bakanlığı’nın resmi kaynaklarında TCK m.165 açıkça uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında sayılmaktadır.

Buna karşılık TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri TCK m.165’i kapsamadığından, uzlaştırma ile etkin pişmanlık birbirine karıştırılmamalıdır.

Ayrıca TCK m.165’in hırsızlık, dolandırıcılık, yağma, güveni kötüye kullanma, kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf, bilgi vermeme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlarla bağlantısı, somut olayın doğru hukuki nitelendirilmesi açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle Ankara’da bu suç nedeniyle yürütülen bir soruşturma veya ceza davasında; eşyanın suçtan elde edilip edilmediği, kişinin bunu bilip bilmediği, öncül suça iştirak bulunup bulunmadığı, delillerin niteliği ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı birlikte ele alınmalı, alanında uzman bir ceza avukatından destek alınmalıdır.

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

Bu internet sitesinde yer alan tüm makale, hukuki değerlendirme, bilgi notu, görsel, tablo ve diğer içerikler; aksi açıkça belirtilmedikçe Av. Aybüke Uyma / Uyma Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve uluslararası telif hakkı düzenlemeleri kapsamında korunmaktadır.

Sitemizde yayımlanan içerikler düzenli olarak arşivlenmekte, elektronik kayıt altına alınmakta ve gerektiğinde içeriklerin oluşturulma tarihini ispatlamaya elverişli dijital kayıtlar muhafaza edilmektedir. Ayrıca internet ortamındaki izinsiz kopyalamalara karşı periyodik kontroller gerçekleştirilmektedir. İçeriklerin tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması, yeniden yayımlanması, farklı internet sitelerinde paylaşılması, yapay zekâ sistemlerine toplu veri olarak aktarılması, ticari amaçla kullanılması veya kaynak gösterilmeksizin aynen ya da büyük ölçüde benzer şekilde yayımlanması hukuka aykırıdır.

İzinsiz kullanımın tespiti hâlinde; ihlalin niteliğine göre erişimin engellenmesi, içeriğin kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile gerekli görülen diğer hukuki ve cezai başvurular dâhil olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Meslektaşlarımızın; bilimsel çalışma, hukuki araştırma ve dilekçelerinde, kaynak göstermek, meslek etik kurallarına uymak ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmek kaydıyla makale içeriklerinden yararlanmaları bakımından sakınca bulunmamaktadır. Bu sitede yer alan içeriklerin izinsiz çoğaltılması veya yeniden yayımlanması yerine, ilgili makalenin bağlantısının (URL) paylaşılması tavsiye edilmektedir.