Mala Zarar Verme Suçu ve Cezası (TCK m.151-152)

Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir malın ekonomik veya kullanım değerine zarar veren fiillerin cezalandırılmasını amaçlayan bir malvarlığı suçudur. Mala zarar verme suçu, cezası, ceza hukuku, ankara ceza avukatı, yenimahalle ceza avukatı, eryaman ceza avukatı

Giriş

Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir malın ekonomik veya kullanım değerine zarar veren fiillerin cezalandırılmasını amaçlayan bir malvarlığı suçudur.

Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde mala zarar verme suçunun temel şekli, 152. maddesinde ise suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.

TCK m.151/1 uyarınca başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılabilir.

Bununla birlikte mala zarar verme suçunda yalnızca meydana gelen maddi hasarın miktarı önem taşımaz.

Zarar verilen malın niteliği, suçun işleniş biçimi, mağdurun kim olduğu, kamu hizmetinin etkilenip etkilenmediği ve TCK m.152’de sayılan nitelikli hâllerden herhangi birinin bulunup bulunmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.

Ayrıca mala zarar verme suçu bakımından TCK m.167’de düzenlenen şahsi cezasızlık veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler ile TCK m.168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri de önem taşımaktadır.

TCK m.167 yağma ve nitelikli yağma dışındaki malvarlığı suçları bakımından belirli aile ilişkilerinde cezasızlık veya indirim öngörürken, TCK m.168 mala zarar verme suçunda zararın giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimi yapılmasına imkân tanımaktadır.

Mala Zarar Verme Suçu Nedir?

Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz malın;

  • yıkılması,
  • tahrip edilmesi,
  • yok edilmesi,
  • bozulması,
  • kullanılamaz hâle getirilmesi,
  • kirletilmesi

suretiyle malvarlığı değerine zarar verilmesidir.

Burada önemli olan, malın mutlaka tamamen ortadan kaldırılması değildir.

Bir eşyanın kullanım değerinin azaltılması veya eşyanın belirli bir süre kullanılamaz hâle getirilmesi de somut olayın özelliklerine göre mala zarar verme suçunu oluşturabilir.

Örneğin;

bir kişinin başkasının aracının camını kırması, aracın kaportasına zarar vermesi, bir işyerinin vitrinini tahrip etmesi veya başkasına ait bir taşınmazın duvarını boyayarak kirletmesi, olayın özelliklerine göre TCK m.151 kapsamında değerlendirilebilir.

TCK m.151 Kapsamında Mala Zarar Verme Suçunun Cezası

TCK m.151/1’e göre mala zarar verme suçunun temel şeklinin yaptırımı dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Bu yaptırımın seçimlik olarak düzenlenmiş olması önemlidir. Somut olayın özelliklerine göre kanunda öngörülen yaptırım türü değerlendirilir.

Ancak suçun TCK m.152 kapsamında nitelikli hâllerden biriyle işlenmesi durumunda temel mala zarar verme hükümleri yerine nitelikli mala zarar verme hükümleri uygulanır.

Mala Zarar Verme Suçunun Unsurları

Suçun Konusu

Mala zarar verme suçunun konusu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz maldır.

Bu nedenle;

  • otomobil,
  • motosiklet,
  • telefon,
  • bilgisayar,
  • mobilya,
  • işyeri,
  • konut,
  • bina,
  • duvar,
  • tesis,
  • araç veya başka bir taşınır eşya

suçun konusunu oluşturabilir.

Taşınmaz malların da TCK m.151 kapsamında suç konusu olabilmesi, mala zarar verme suçunu hırsızlık suçundan ayıran önemli noktalardan biridir.

Başkasına Ait Olma

Mala zarar verme suçunun temel şekli bakımından malın başkasına ait olması gerekir.

Kişinin yalnızca kendi malına zarar vermesi, kural olarak TCK m.151 anlamında başkasının malına zarar verme suçunu oluşturmaz.

Bununla birlikte mal üzerinde başkalarının da mülkiyet veya hukuki menfaatlerinin bulunabileceği ortak mülkiyet gibi durumlarda olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Fiil

Kanun koyucu mala zarar verme suçunu yalnızca “kırmak” şeklinde düzenlememiştir.

Yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hâle getirmek veya kirletmek de suç kapsamında sayılmıştır.

Dolayısıyla bir malın fiziksel olarak parçalanması şart değildir.

Malın kullanım amacını gerçekleştiremeyecek hâle getirilmesi veya değerinin zarar görmesi de suçun oluşumu bakımından önem taşıyabilir.

Mala Zarar Verme Suçunda Kast

Mala zarar verme suçu kural olarak kasten işlenebilen bir suçtur.

TCK’nın genel hükümlerine göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

Bu nedenle kişinin başkasına ait mala zarar verme iradesinin bulunması gerekir.

Örneğin bir kişinin dikkatsizliği nedeniyle başkasının telefonunu düşürüp kırması ile bilerek telefonu yere atıp kırması aynı hukuki değerlendirmeye tabi olmayabilir.

Bu ayrım özellikle soruşturma ve kovuşturma aşamasında önemlidir.

Mala Zarar Verme Suçunda Şikâyet

Mala zarar verme suçunun temel şekli bakımından şikâyet şartı bulunmaktadır.

TCK m.151/1 açıkça suçun mağdurun şikâyeti üzerine cezalandırılacağını düzenlemektedir.

Bu nedenle TCK m.151/1 kapsamında kalan mala zarar verme olaylarında mağdurun şikâyeti, soruşturma ve kovuşturmanın yürütülebilmesi bakımından önemlidir.

Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyete tabi suçlarda genel kural olarak şikâyet hakkı bulunan kişinin, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde şikâyette bulunması gerekir. TCK m.73’te bu süre ve sürenin başlangıcına ilişkin esaslar düzenlenmiştir.

Dolayısıyla mala zarar verme suçunun temel şekli bakımından mağdurun şikâyet hakkını süresi içerisinde kullanması önem taşır.

Şikâyetten Vazgeçme Hâlinde Ne Olur?

TCK m.151/1 bakımından soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı olduğundan, kanunda aksi düzenlenmedikçe mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurabilir.

Ancak şikâyetten vazgeçmenin sonuçları, somut olayın hangi kanun maddesi kapsamında değerlendirildiğine göre ayrıca incelenmelidir. TCK m.73 de şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını düzenlemektedir.

Nitelikli Mala Zarar Verme Suçu (TCK m.152)

TCK m.152, mala zarar verme suçunun daha ağır cezayı gerektiren hâllerini düzenlemektedir.

Nitelikli mala zarar verme suçunun birinci fıkrasında sayılan hâllerde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Mallara Zarar Verme

Mala zarar verme suçunun;

  • kamu kurum ve kuruluşlarına ait,
  • kamu hizmetine tahsis edilmiş,
  • kamunun yararlanmasına ayrılmış

yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında işlenmesi nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir.

Örneğin kamu hizmetinin yürütüldüğü bir binanın kapılarının veya kamu kullanımına tahsis edilmiş bir tesisin kasten tahrip edilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Yangın, Sel, Taşkın ve Kazalara Karşı Korunan Eşyalara Zarar Verme

Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş eşya veya tesislere zarar verilmesi de TCK m.152/1 kapsamında nitelikli hâlidir.

Burada korunan yalnızca belirli bir malın ekonomik değeri değildir.

Aynı zamanda toplumun güvenliği bakımından önem taşıyan tesislerin korunması amaçlanmaktadır.

Dikili Ağaç, Fidan ve Bağ Çubuğuna Zarar Verme

Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç olmak üzere, nerede bulunursa bulunsun dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verilmesi TCK m.152/1-c kapsamında nitelikli mala zarar verme hâlidir.

Bu düzenleme, tarımsal üretim ve çevresel değer taşıyan unsurların ceza hukuku yoluyla korunmasını amaçlayan özel bir hükümdür.

Sulama ve İçme Suyu Tesislerine Zarar Verme

Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korunmaya yarayan tesislerin zarar görmesi de nitelikli hâl kapsamındadır.

Bu tür tesislere yönelik zarar yalnızca malikin ekonomik zararına yol açmayabileceği için kanun koyucu daha ağır yaptırım öngörmüştür.

Grev veya Lokavt Sırasında İşçi ve İşveren Mallarına Zarar Verme

Grev veya lokavt hâllerinde;

  • işverenlerin,
  • işçilerin,
  • işçi veya işveren sendika ya da konfederasyonlarının

maliki olduğu veya kullanımında bulunan bina, tesis veya eşyalara zarar verilmesi de nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

Bu düzenlemenin, çalışma hayatındaki toplumsal uyuşmazlıklar sırasında ortaya çıkabilecek malvarlığı saldırılarına karşı özel bir koruma sağladığı söylenebilir.

Siyasi Partilere ve Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarına Ait Mallara Zarar Verme

Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve bunların üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında bulunan bina, tesis veya eşyalara zarar verilmesi de TCK m.152/1-f kapsamında nitelikli mala zarar verme suçunu oluşturabilir.

Kamu Görevlisinden Öç Alma Amacıyla Mala Zarar Verme

Mala zarar verme suçunun, sona ermiş olsa dahi görevi nedeniyle öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına işlenmesi de nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

Burada özellikle failin kamu görevlisinin görevinden dolayı duyduğu husumet veya öç alma amacı önem taşımaktadır.

Yakıcı veya Patlayıcı Madde Kullanılarak Mala Zarar Verme

TCK m.152/2’de mala zarar verme suçunun daha ağır bir şekilde işlenmesini gerektiren bazı yöntemler düzenlenmiştir.

Suçun;

  • yakarak,
  • yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,

işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir katına kadar artırılabilir.

Burada kullanılan aracın niteliği, suçun işleniş biçimi ve meydana gelen sonuç birlikte değerlendirilmelidir.

Toprak Kayması, Çığ, Sel veya Taşkına Neden Olmak

Mala zarar verme suçunun;

  • toprak kaymasına,
  • çığ düşmesine,
  • sel veya taşkına

neden olmak suretiyle işlenmesi de TCK m.152/2 kapsamında daha ağır yaptırımı gerektirir.

Bu düzenleme, mala verilen zararın yanı sıra çevrede meydana gelebilecek geniş kapsamlı tehlikeleri de dikkate almaktadır.

Radyasyon, Nükleer, Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanılması

Mala zarar verme suçunun radyasyona maruz bırakma veya nükleer, biyolojik ya da kimyasal silah kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde de TCK m.152/2 kapsamında ceza artırımı gündeme gelir.

Bu tür yöntemlerin taşıdığı yüksek tehlike nedeniyle kanun koyucu daha ağır bir yaptırım öngörmüştür.

Kamu Hizmetinin Aksaması Hâlinde Ceza Artar mı?

Evet.

TCK m.152/3, mala zarar verme fiili sonucunda haberleşme, enerji veya demiryolu ya da havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde özel bir ceza artırımı öngörmektedir.

Bu durumda yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarısından iki katına kadar artırılabilir.

Burada kamu hizmetinin yalnızca tamamen ortadan kalkması aranmaz.

Kanun, hizmetin geçici olarak aksamasını dahi yeterli görmektedir.

Mala Zarar Verme Suçunda TCK m.167 Uygulanır mı?

Evet.

Bu, mala zarar verme suçunda özellikle dikkat edilmesi gereken konulardan biridir.

TCK m.167, yağma ve nitelikli yağma hariç olmak üzere malvarlığına karşı suçlarda belirli aile ilişkileri bakımından şahsi cezasızlık veya ceza indirimi düzenlemektedir.

Dolayısıyla mala zarar verme suçu bakımından TCK m.167’nin uygulama alanı bulunmaktadır.

Hangi Akrabalık İlişkilerinde Ceza Verilmez?

Mala zarar verme suçunun;

  • ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
  • üstsoy veya altsoyunun,
  • bu derecede kayın hısımlarından birinin,
  • evlat edinen veya evlatlığın,
  • aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin

zararına işlenmesi hâlinde TCK m.167/1’deki şartlar gerçekleşiyorsa ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Burada “aynı konutta beraber yaşama” gibi şartların kanunda açıkça aranması nedeniyle akrabalık ilişkisinin tek başına yeterli olmadığına dikkat edilmelidir.

Hangi Hâllerde Ceza Yarısına Kadar İndirilir?

TCK m.167/2’de;

  • ayrılık kararı verilmiş eş,
  • aynı konutta yaşamayan kardeş,
  • aynı konutta birlikte yaşayan amca, dayı, hala, teyze veya yeğen,
  • ikinci derece kayın hısımları

bakımından, kanunda belirtilen koşullar gerçekleştiğinde şikâyet üzerine verilecek cezanın yarısı oranında indirilmesi öngörülmektedir.

Bu nedenle mala zarar verme suçunda aile ilişkileri, olayın ceza hukuku bakımından sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Mala Zarar Verme Suçunda Etkin Pişmanlık

Mala zarar verme suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

TCK m.168/1, mala zarar verme suçunu açıkça etkin pişmanlık kapsamında saymaktadır.

Buna göre suç tamamlandıktan sonra ancak bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadar indirilmesi mümkündür.

Kovuşturma Başladıktan Sonra Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık yalnızca soruşturma aşamasında ortaya çıkmaz.

TCK m.168/2’ye göre etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde de verilecek cezanın yarısına kadar indirilmesi mümkündür.

Bu nedenle zararın giderildiği aşama, uygulanabilecek ceza indiriminin miktarı bakımından büyük önem taşımaktadır.

Kısmi Zarar Giderilirse Etkin Pişmanlık Uygulanır mı?

Evet, ancak önemli bir şart bulunmaktadır.

TCK m.168/4’e göre zararın yalnızca bir bölümünün geri verilmesi veya tazmin edilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Dolayısıyla failin tek taraflı olarak kısmi ödeme yapması her durumda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması için yeterli değildir.

Zararın Tamamen Giderilmesi Neden Önemlidir?

Etkin pişmanlığın temelinde mağdurun uğradığı zararın giderilmesi bulunmaktadır.

Bu nedenle;

  • kırılan eşyanın onarılması,
  • zarara uğrayan malın eski hâline getirilmesi,
  • aynen iadenin mümkün olmadığı durumda zararın parasal olarak karşılanması,

somut olay bakımından önem taşıyabilir.

Ancak zararın ne ölçüde giderildiği ve yapılan işlemin mağdurun gerçek zararını karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Etkin Pişmanlık ile Şikâyetten Vazgeçme Aynı Şey midir?

Hayır.

Bu iki kurum birbirinden farklıdır.

Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçlarda mağdurun soruşturma veya kovuşturmanın devamına ilişkin iradesiyle ilgilidir.

Etkin pişmanlık ise failin suçtan sonra pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesine bağlı olarak cezada indirim yapılmasını sağlayan bir kurumdur.

Bu nedenle mala zarar verme suçunda;

şikâyetten vazgeçme → TCK m.73

zararın giderilmesi ve etkin pişmanlık → TCK m.168

çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Mala Zarar Verme Suçunda Uzlaştırma

TCK m.151/1 kapsamında düzenlenen temel mala zarar verme suçu, şikâyete tabi olması nedeniyle uzlaştırma bakımından da önem taşımaktadır.

Yargıtay uygulamasında TCK m.151/1 kapsamındaki mala zarar verme suçunun CMK m.253 çerçevesinde uzlaştırma kapsamına alındığı kabul edilmektedir.

Dolayısıyla temel mala zarar verme suçu bakımından soruşturma veya kovuşturma yürütülürken uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Ancak suçun nitelikli hâlinin veya başka bir suçla birlikte işlenmesinin söz konusu olduğu durumlarda uzlaştırma bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle somut olayda yalnızca “mala zarar verme” denilerek genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Mala Zarar Verme ile Kasten Yaralama Suçu Arasındaki Fark

Mala zarar verme suçunda doğrudan korunan hukuki değer malvarlığıdır.

Kasten yaralama suçunda ise kişinin vücut dokunulmazlığı korunmaktadır.

Ancak tek bir fiil hem kişiye hem de mala zarar verebilir.

Örneğin bir kişiye yumruk atılması sırasında gözlüğünün kırılması gibi durumlarda kasten yaralama ile mala zarar verme hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Nitekim Yargıtay’ın yakın tarihli bir kararında da tek bir fiille hem kişinin yaralanmasına hem de gözlüğünün kırılmasına neden olunan olayda suçların hukuki nitelendirilmesi ve fikri içtima bakımından değerlendirme yapılmıştır.

Bu nedenle olayın yalnızca “kişiye yönelik saldırı” veya “eşyaya yönelik zarar” şeklinde tek yönlü değerlendirilmemesi gerekir.

Mala Zarar Verme ile Hırsızlık Suçu Arasındaki Fark

Hırsızlık suçunda failin temel amacı, başkasına ait taşınır malı bulunduğu yerden alarak kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır.

Mala zarar verme suçunda ise temel hareket, malın ekonomik veya kullanım değerine zarar vermektir.

Örneğin;

bir kişinin başkasının aracını alıp götürmesi hırsızlık suçunu gündeme getirebilirken, aracın camlarını kırıp aracı kullanılamaz hâle getirmesi mala zarar verme suçunu oluşturabilir.

Bir olayda her iki suçun da unsurları oluşabilir.

Bu nedenle failin amacı ve gerçekleştirdiği hareketler birlikte değerlendirilmelidir.

Mala Zarar Verme ile Yağma Suçu Arasındaki Fark

Yağma suçunda cebir veya tehdit kullanılarak malın teslim edilmesi veya alınmasına karşı koyulmaması sağlanmaktadır.

Mala zarar verme suçunda ise malın tahrip edilmesi veya zarar görmesi söz konusudur.

Dolayısıyla yağma suçunda kişinin irade özgürlüğüne yönelik cebir veya tehdit belirleyici iken, mala zarar verme suçunda malvarlığına yönelik zarar ön plana çıkmaktadır.

Mala Zarar Verme ile Güveni Kötüye Kullanma Arasındaki Fark

Güveni kötüye kullanma suçunda mal başlangıçta hukuka uygun biçimde failin zilyetliğine bırakılmıştır.

Fail daha sonra bu güven ilişkisine aykırı bir tasarrufta bulunmaktadır.

Mala zarar verme suçunda ise başkasına ait malın zarar görmesine yönelik bir fiil bulunmaktadır.

Bu nedenle malın failin eline nasıl geçtiği ve sonrasında ne yaptığı, doğru suç vasfının belirlenmesi açısından önemlidir.

Mala Zarar Verme Suçunda Deliller

Mala zarar verme suçunda deliller, hem zararın meydana geldiğini hem de zararın fail tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koymak bakımından önemlidir.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • güvenlik kamerası görüntüleri,
  • olay yeri inceleme tutanakları,
  • fotoğraf ve video kayıtları,
  • tanık beyanları,
  • mağdur beyanı,
  • şüpheli veya sanık savunması,
  • hasar tespit raporları,
  • bilirkişi incelemeleri,
  • ekspertiz raporları,
  • onarım faturaları,
  • araç veya eşya servis kayıtları,
  • mesajlaşmalar,
  • dijital kayıtlar

delil olarak değerlendirilebilir.

Özellikle mala verilen zararın miktarının tartışmalı olduğu olaylarda, hasarın niteliği ve giderim maliyetinin belirlenmesi önem taşır.

Mala Zarar Verme Suçunda Teşebbüs

Mala zarar verme suçu, somut olayın özelliklerine göre teşebbüse elverişlidir.

Fail suçun icra hareketlerine doğrudan başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamışsa TCK m.35 kapsamında teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.

Örneğin failin başkasına ait aracın camını kırmak amacıyla harekete geçmesine rağmen müdahale nedeniyle fiili tamamlayamaması gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Mala Zarar Verme Suçunda İştirak

Mala zarar verme suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir.

Bir kişinin planlaması, diğerinin mala fiilen zarar vermesi veya başka bir kişinin suçun icrasına doğrudan katkıda bulunması gibi durumlarda iştirak hükümleri gündeme gelebilir.

Ancak her kişinin ceza sorumluluğu kendi katkısı ve kastı dikkate alınarak belirlenir.

Mala Zarar Verme Suçunda Görevli Mahkeme

Mala zarar verme suçunun temel şekli bakımından öngörülen ceza ve somut olayın hukuki niteliği dikkate alınarak görevli mahkeme belirlenir.

Temel TCK m.151/1 bakımından yaptırım dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası olduğundan, görevli mahkemenin belirlenmesinde ceza miktarının yanı sıra uygulanabilecek nitelikli hâllerin bulunup bulunmadığı da dikkate alınmalıdır.

Özellikle TCK m.152 kapsamında nitelikli mala zarar verme söz konusu olduğunda, uygulanacak ceza aralığı değiştiğinden görev bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

Mala Zarar Verme Suçunda Zamanaşımı

Mala zarar verme suçunda dava zamanaşımı, somut olayda uygulanacak kanun maddesi ve öngörülen ceza miktarı dikkate alınarak TCK’nın zamanaşımına ilişkin hükümleri çerçevesinde belirlenir.

Temel mala zarar verme ile nitelikli mala zarar verme arasında ceza miktarları farklı olduğundan, zamanaşımı hesabının suçun doğru nitelendirilmesinden sonra yapılması gerekir.

Ayrıca zamanaşımını kesen veya durduran nedenler de ayrıca incelenmelidir.

Mala Zarar Verme Suçunda Şikâyet ve Uzlaştırma Arasındaki İlişki

Burada iki farklı hukuki kurumun birbirine karıştırılmaması gerekir.

TCK m.151/1 bakımından şikâyet, soruşturma ve kovuşturmanın yürütülebilmesi için kanuni şarttır.

Uzlaştırma ise CMK kapsamında mağdur ile fail arasında belirli şartlarla uyuşmazlığın giderilmesini amaçlayan bir ceza muhakemesi kurumudur.

Dolayısıyla mağdurun şikâyetçi olması, uzlaştırma sürecinin mutlaka olumsuz sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Aksine, şartları bulunan bir olayda uzlaştırma süreci işletilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mala zarar verme suçu nedir?

Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz malın yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesidir.

Mala zarar verme suçunun cezası nedir?

TCK m.151/1 kapsamında temel mala zarar verme suçunun cezası dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Mala zarar verme suçu şikâyete bağlı mıdır?

Temel mala zarar verme suçu, TCK m.151/1 uyarınca mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Mala zarar verme suçunda şikâyet süresi ne kadardır?

Genel kural olarak şikâyete bağlı suçlarda süre, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır.

Nitelikli mala zarar verme nedir?

Mala zarar verme suçunun TCK m.152’de belirtilen özel koşullar altında işlenmesidir.

Kamu kurumlarına ait mallara zarar verme, belirli tesislere zarar verme, dikili ağaç veya fidanlara zarar verme ve bazı tehlikeli yöntemlerin kullanılması nitelikli hâller arasında yer almaktadır.

Kamu malına zarar vermenin cezası nedir?

TCK m.152/1 kapsamında nitelikli mala zarar verme hâllerinde bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Mala zarar verme suçunda etkin pişmanlık var mı?

Evet. TCK m.168 mala zarar verme suçunu açıkça etkin pişmanlık kapsamına almaktadır.

Gerekli şartların gerçekleşmesi hâlinde cezada indirim yapılabilir.

Mala zarar verme suçunda zarar giderilirse ceza azalır mı?

TCK m.168’deki şartların gerçekleşmesi hâlinde evet.

Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilmesi hâlinde cezanın yarısına kadar indirim yapılabilir.

Mala zarar verme suçunda kısmi ödeme yapılırsa etkin pişmanlık uygulanır mı?

Kısmi geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir.

Mala zarar verme suçunda aile bireyleri arasında ceza verilmez mi?

TCK m.167’nin şartları gerçekleştiğinde belirli aile ilişkileri bakımından şahsi cezasızlık veya cezada indirim söz konusu olabilir. Ancak akrabalık ilişkisinin türü ve birlikte yaşama gibi kanuni koşullar ayrıca incelenmelidir.

Mala zarar verme suçunda uzlaştırma uygulanır mı?

TCK m.151/1 kapsamındaki temel mala zarar verme suçu uzlaştırma kapsamındadır. Ancak somut olayda başka suçların bulunması veya nitelikli hâllerin uygulanması uzlaştırma bakımından sonucu etkileyebilir.

Arabanın camını kırmak mala zarar verme suçu mudur?

Başkasına ait aracın camının kasten kırılması, somut olayın özelliklerine göre mala zarar verme suçunu oluşturabilir.

Başkasının evinin duvarını boyamak mala zarar verme suçu mudur?

Başkasına ait taşınmazın kasten kirletilmesi veya zarar görmesine neden olunması, somut olayın özelliklerine göre TCK m.151 kapsamında değerlendirilebilir.

Mala zarar verme suçu ile hırsızlık arasındaki fark nedir?

Hırsızlıkta başkasına ait taşınır malın rıza dışında alınması söz konusudur. Mala zarar vermede ise malın kendisine zarar verilmesi temel davranıştır.

Mala zarar verme ile kasten yaralama birlikte oluşabilir mi?

Evet. Tek bir olayda hem kişiye hem de mala zarar verilmesi mümkündür.

Bu durumda suçların unsurları ve fikri içtima hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay’ın yakın tarihli uygulamasında da kişiye yönelik saldırı sırasında eşyaya zarar verilmesi bakımından bu ayrım ele alınmıştır.

Mala zarar verme suçunda teşebbüs mümkün müdür?

Somut olayın özelliklerine göre mümkündür. Fail icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamışsa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.

Mala zarar verme suçunda şikâyetten vazgeçilebilir mi?

Temel mala zarar verme suçu şikâyete bağlı olduğundan, şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonuçları TCK m.73 kapsamında değerlendirilir.

Sonuç

Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz malların ekonomik veya kullanım değerine yönelik saldırıları cezalandıran önemli bir malvarlığı suçudur.

TCK m.151’de suçun temel şekli düzenlenmiş ve mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.

Buna karşılık TCK m.152’de kamu kurumlarına ait mallar, kamu hizmetine tahsis edilmiş tesisler, belirli koruma tesisleri, dikili ağaç ve fidanlar, bazı sendikal ve siyasi kuruluşlara ait mallar ve görevinden dolayı öç almak amacıyla kamu görevlisinin malına zarar verilmesi gibi nitelikli hâller düzenlenmiştir.

Ayrıca yakıcı veya patlayıcı maddelerin kullanılması, belirli doğal afetlere neden olunması veya kamu hizmetlerinin aksaması gibi durumlarda daha ağır yaptırımlar uygulanabilmektedir.

Mala zarar verme suçunda yalnızca meydana gelen hasarın miktarına bakılması yeterli değildir.

Malın niteliği, failin kastı, zararın nasıl meydana geldiği, suçun TCK m.152 kapsamında nitelikli hâl oluşturup oluşturmadığı ve olayda başka suçların bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Bunun yanında TCK m.167 ve TCK m.168, mala zarar verme suçunun sonuçları bakımından özel önem taşımaktadır.

TCK m.167’nin belirli aile ilişkilerinde şahsi cezasızlık veya ceza indirimi sağlayabilmesi mümkünken, TCK m.168 kapsamında zararın giderilmesi şartlarının gerçekleşmesi hâlinde etkin pişmanlık nedeniyle cezada indirim gündeme gelebilir.

Özellikle şikâyet süresinin kaçırılması, uzlaştırma sürecinin doğru yürütülmesi, zararın giderilmesi, etkin pişmanlık şartlarının değerlendirilmesi ve suçun temel veya nitelikli hâlinin doğru belirlenmesi, mala zarar verme suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle mala zarar verme suçu nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişilerin ya da suçtan zarar gören mağdurların, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku alanında hukuki destek almaları hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

Bu internet sitesinde yer alan tüm makale, hukuki değerlendirme, bilgi notu, görsel, tablo ve diğer içerikler; aksi açıkça belirtilmedikçe Av. Aybüke Uyma / Uyma Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve uluslararası telif hakkı düzenlemeleri kapsamında korunmaktadır.

Sitemizde yayımlanan içerikler düzenli olarak arşivlenmekte, elektronik kayıt altına alınmakta ve gerektiğinde içeriklerin oluşturulma tarihini ispatlamaya elverişli dijital kayıtlar muhafaza edilmektedir. Ayrıca internet ortamındaki izinsiz kopyalamalara karşı periyodik kontroller gerçekleştirilmektedir. İçeriklerin tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması, yeniden yayımlanması, farklı internet sitelerinde paylaşılması, yapay zekâ sistemlerine toplu veri olarak aktarılması, ticari amaçla kullanılması veya kaynak gösterilmeksizin aynen ya da büyük ölçüde benzer şekilde yayımlanması hukuka aykırıdır.

İzinsiz kullanımın tespiti hâlinde; ihlalin niteliğine göre erişimin engellenmesi, içeriğin kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile gerekli görülen diğer hukuki ve cezai başvurular dâhil olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Meslektaşlarımızın; bilimsel çalışma, hukuki araştırma ve dilekçelerinde, kaynak göstermek, meslek etik kurallarına uymak ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmek kaydıyla makale içeriklerinden yararlanmaları bakımından sakınca bulunmamaktadır. Bu sitede yer alan içeriklerin izinsiz çoğaltılması veya yeniden yayımlanması yerine, ilgili makalenin bağlantısının (URL) paylaşılması tavsiye edilmektedir.