Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama suçu, bir kişinin başka bir kişinin vücuduna acı vermesi, sağlığının bozulmasına veya algılama yeteneğinin zarar görmesine neden olması halinde oluşan suç tipidir.
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen bu suç, kişilerin vücut bütünlüğünü ve fiziksel dokunulmazlığını korumayı amaçlamaktadır.
Günlük hayatta en sık karşılaşılan suçlardan biri olan kasten yaralama suçu; darp, yumruk atma, tekmeleme, tokat atma, itme, çeşitli cisimlerle saldırıda bulunma veya başka şekillerde kişinin vücut bütünlüğüne zarar verilmesi halinde gündeme gelebilmektedir.
Suçun oluşabilmesi için failin yaralama kastıyla hareket etmesi gerekir. Meydana gelen yaralanmanın derecesi ise verilecek cezanın belirlenmesinde önem taşımaktadır.
TCK 86 Kanun Metni
Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenmiştir.
Madde hükmüne göre:
“Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Kanun koyucu yalnızca fiziksel yaralanmaları değil, kişinin sağlık durumunun veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan davranışları da kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirmiştir.
Kasten Yaralama Suçunun Unsurları
Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir.
Fail
Kasten yaralama suçunun faili herkes olabilir. Kanun fail bakımından herhangi bir özel sıfat aramamıştır.
Mağdur
Suçun mağduru yaşayan herhangi bir insan olabilir. Tüzel kişiler bu suçun mağduru olamaz.
Yaralama Fiili
Yaralama fiili;
- Vücuda acı verilmesi,
- Sağlığın bozulması,
- Algılama yeteneğinin zarar görmesi,
şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Örneğin yumruk atılması, tokat atılması, bıçakla yaralama, sopa ile vurma veya benzeri davranışlar kasten yaralama suçunu oluşturabilir.
Kast
Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için failin yaralama kastıyla hareket etmesi gerekir. Fail, mağdura zarar vereceğini bilerek ve isteyerek hareket etmelidir.
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek Yaralama
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin ikinci fıkrasında, etkisi basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteki yaralamalar ayrıca düzenlenmiştir.
Kanun hükmüne göre:
“Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
Bu tür yaralamalar uygulamada “basit yaralama” veya “basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama” olarak adlandırılmaktadır.
Örneğin;
- Hafif darp izleri,
- Küçük sıyrıklar,
- Geçici kızarıklıklar,
- Basit morluklar,
çoğu durumda bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.
Kadına Karşı Kasten Yaralama Suçu
12 Mayıs 2022 tarihinde yapılan değişiklik ile kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında daha ağır yaptırımlar öngörülmüştür.
Kanuna göre kasten yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi halinde verilecek cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Bu düzenleme ile kadınlara yönelik şiddetle daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmıştır.
Kasten Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri (TCK m.86/3)
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasında, kasten yaralama suçunun bazı durumlarda daha ağır cezalandırılması öngörülmüştür.
Kanun koyucu, mağdurun durumu, failin sıfatı veya suçun işleniş şekli nedeniyle toplumsal tehlikeliliğin arttığı hallerde cezanın artırılmasını kabul etmiştir.
TCK m.86/3 kapsamında sayılan nitelikli hallerin varlığı halinde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılmakta, canavarca hisle işlenmesi halinde ise ceza bir kat artırılmaktadır.
Üstsoya, Altsoya, Eşe, Boşanılan Eşe veya Kardeşe Karşı Kasten Yaralama
Kasten yaralama suçunun anne, baba, büyükanne, büyükbaba gibi üstsoya; çocuk veya torun gibi altsoya; eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı işlenmesi halinde suçun nitelikli hali oluşmaktadır.
Aile bireyleri arasındaki güven ilişkisinin korunması amacıyla bu kişilere karşı gerçekleştirilen yaralama fiilleri daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.
Bu durumda mağdurun şikâyeti aranmaksızın fail hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Yaralama
Kanun koyucu, kendisini savunma imkânı sınırlı olan kişileri özel olarak koruma altına almıştır.
Yaş küçüklüğü, ileri yaş, hastalık, engellilik veya benzeri nedenlerle kendisini koruyamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenen yaralama fiilleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Bu kişilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar, mağdurun savunmasız durumda bulunması nedeniyle daha ağır şekilde cezalandırılmaktadır.
Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Yaralama
Kamu görevlisinin yürüttüğü görev nedeniyle hedef alınarak yaralanması halinde bu nitelikli hal uygulanmaktadır.
Burada önemli olan husus, yaralama fiilinin mağdurun kişisel özelliklerinden değil, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmiş olmasıdır.
Örneğin görevini yerine getiren bir öğretmenin, sağlık çalışanının veya belediye personelinin görevi nedeniyle yaralanması halinde TCK m.86/3 kapsamında değerlendirme yapılabilmektedir.
Kamu Görevlisinin Sahip Bulunduğu Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle Kasten Yaralama
Kamu görevlisinin sahip olduğu yetki veya nüfuzu kötüye kullanarak yaralama fiilini gerçekleştirmesi halinde bu nitelikli hal gündeme gelmektedir.
Kanun koyucu, kamu gücünün hukuka aykırı şekilde kullanılmasını önlemek amacıyla bu tür fiilleri daha ağır yaptırıma bağlamıştır.
Bu durumda failin kamu görevlisi olması ve sahip olduğu nüfuzdan yararlanarak yaralama fiilini işlemesi gerekmektedir.
Silahla Kasten Yaralama
Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde ceza artırılmaktadır.
Silah kavramı yalnızca ateşli silahları kapsamamaktadır. Kanun anlamında saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli birçok araç silah olarak değerlendirilebilmektedir.
Örneğin;
- Tabanca,
- Tüfek,
- Bıçak,
- Kesici veya delici aletler,
- Saldırı amacıyla kullanılan çeşitli araçlar,
somut olayın özelliklerine göre silah kapsamında değerlendirilebilir.
Silahla işlenen yaralama suçları, mağdur açısından daha ağır sonuçlar doğurma ihtimali nedeniyle daha ağır şekilde cezalandırılmaktadır.
Canavarca Hisle Kasten Yaralama
7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda canavarca hisle işlenen kasten yaralama suçları da nitelikli hal kapsamına alınmıştır.
Canavarca his, insan onuruyla bağdaşmayan, olağan dışı bir vahşet ve acımasızlık duygusuyla hareket edilmesini ifade etmektedir.
Bu nitelikli halin varlığı halinde verilecek ceza yarı oranında değil, bir kat artırılmaktadır.
Kanun koyucu, mağdura yönelik olağan sınırları aşan acımasız davranışları daha ağır şekilde cezalandırmayı amaçlamıştır.
Kasten Yaralama Suçunda Şikâyet
Kasten yaralama suçunda şikâyet şartı, suçun işleniş şekline göre değişiklik göstermektedir.
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif yaralama fiilleri kural olarak şikâyete bağlıdır. Bu nedenle mağdurun şikâyetçi olmaması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Buna karşılık TCK m.86/3’te düzenlenen nitelikli hallerin varlığı halinde suç şikâyete bağlı olmaktan çıkmaktadır.
Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma yürütülmekte ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi her zaman davanın düşmesine neden olmamaktadır.
Bu nedenle kasten yaralama suçlarında olayın hangi kapsamda değerlendirildiğinin doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Kasten Yaralama Suçunun Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesine göre kasten yaralama suçunun temel şeklinin cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
Eğer yaralamanın etkisi basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif ise fail hakkında altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebilmektedir.
TCK m.86/3’te düzenlenen nitelikli hallerden birinin bulunması halinde ise verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Suçun canavarca hisle işlenmesi halinde ise ceza bir kat artırılarak uygulanmaktadır.
Kasten Yaralama ile Taksirle Yaralama Arasındaki Fark
Kasten yaralama suçu ile taksirle yaralama suçu arasındaki temel fark failin iradesinde bulunmaktadır.
Kasten yaralama suçunda fail, mağdurun vücuduna zarar vermeyi bilerek ve isteyerek amaçlamaktadır. Fail, yaralama sonucunu istemekte ve bu sonucu gerçekleştirmek amacıyla hareket etmektedir.
Taksirle yaralama suçunda ise failin yaralama kastı bulunmamaktadır. Buna rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle mağdurun yaralanmasına sebebiyet vermektedir.
Örneğin bir kişiye yumruk atılması sonucu meydana gelen yaralanma kasten yaralama suçunu oluştururken, trafik kurallarına aykırı davranış sonucu meydana gelen yaralanma çoğu zaman taksirle yaralama kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu nedenle iki suç tipi arasındaki temel ayrım noktası failin kastının bulunup bulunmadığıdır.
Kasten Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kasten yaralama suçunda görevli mahkeme, suçun işleniş şekline ve suçun niteliğine göre belirlenmektedir.
Kural olarak TCK m.86 kapsamında düzenlenen kasten yaralama suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Soruşturma aşaması Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olup, yeterli şüphenin bulunması halinde düzenlenen iddianame ile ceza davası açılmaktadır.
Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
Kasten yaralama suçunda dava zamanaşımı süreleri, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak belirlenmektedir.
Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında;
- Suç tarihi,
- Zamanaşımını kesen işlemler,
- Zamanaşımını durduran nedenler,
- Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki işlemler,
dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle zamanaşımına ilişkin değerlendirme yapılırken her somut olayın kendi özellikleri çerçevesinde inceleme yapılması gerekmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten yaralama suçu nedir?
Kasten yaralama suçu, bir kişinin başka bir kişinin vücuduna acı vermesi, sağlığının bozulmasına veya algılama yeteneğinin zarar görmesine neden olması halinde oluşan suç tipidir.
Kasten yaralama suçunun cezası nedir?
TCK m.86/1 uyarınca kasten yaralama suçunun temel şeklinin cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
Basit yaralama suçunun cezası nedir?
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif yaralamalarda fail hakkında altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebilmektedir.
Kasten yaralama suçu şikâyete tabi midir?
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif yaralamalar kural olarak şikâyete tabidir.
Ancak TCK m.86/3’te düzenlenen nitelikli hallerin bulunması halinde şikâyet aranmaksızın soruşturma yapılabilmektedir.
Silahla yaralama suçunda ceza artar mı?
Evet. Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde TCK m.86/3 kapsamında ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Kadına karşı kasten yaralama suçunda ceza farklı mıdır?
Evet. Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçlarında kanun koyucu daha ağır yaptırım öngörmüş ve cezanın alt sınırını dokuz ay olarak belirlemiştir.
Kasten yaralama suçunda uzlaşma mümkün müdür?
Kasten yaralama suçunda uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, suçun basit veya nitelikli hal kapsamında değerlendirilmesine göre değişiklik gösterebilmektedir.
Bu nedenle her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç
Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen ve kişilerin vücut bütünlüğünü korumayı amaçlayan temel suç tiplerinden biridir.
Bir kişinin vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin zarar görmesi halinde kasten yaralama suçu gündeme gelebilmektedir.
Yaralanmanın ağırlığı, suçun işleniş şekli ve mağdurun durumu ise verilecek cezanın belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.
Özellikle silahla yaralama, kamu görevlisine karşı yaralama, aile bireylerine karşı yaralama veya canavarca hisle işlenen yaralama fiilleri kanun koyucu tarafından daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.
Kasten yaralama suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde olayın özelliklerinin doğru değerlendirilmesi, adli raporların incelenmesi ve hukuki sürecin etkin şekilde takip edilmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşıdığından alanında uzman bir ceza avukatından destek alınması tavsiye edilmektedir.
