Eziyet Suçu ve Cezası (TCK m.96)

eziyet suçu nedir? unsurları, nitelikli haller, işkence suçundan farkları, yaralama suçundan farkları, Ankara ceza avukatı

Eziyet Suçu Nedir?

Eziyet suçu, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, sistematik nitelik taşıyan ve mağdurun fiziksel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olan davranışların cezalandırılmasını amaçlayan suç tipidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenen bu suç ile bireyin maddi ve manevi bütünlüğü, insan onuru ve kişilik hakları koruma altına alınmaktadır.

Kanun koyucu, belirli bir süreklilik gösteren ve mağdur üzerinde yoğun fiziksel veya psikolojik baskı oluşturan davranışları basit yaralama veya hakaret suçlarından daha ağır bir şekilde değerlendirmiştir.

Bu nedenle eziyet suçu, mağdura yönelik sistematik kötü muamelelerin cezalandırılmasını sağlayan özel bir suç tipi olarak düzenlenmiştir.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinin birinci fıkrasına göre:

“Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Kanun koyucu ayrıca suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırını artırmıştır.

Madde hükmüne göre:

“Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.”

Ayrıca bazı mağdurlara karşı işlenmesi halinde suçun nitelikli halleri uygulanmaktadır.

Eziyet Suçunun Koruduğu Hukuki Değer

Eziyet suçu ile korunan temel hukuki değerler şunlardır:

  • İnsan onuru,
  • Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü,
  • Ruhsal sağlık,
  • Kişilik hakları,
  • İnsan haysiyeti.

Kanun koyucu, bireyin sürekli şekilde aşağılanmasını, baskı altına alınmasını ve fiziksel veya psikolojik acı çekmesine neden olan davranışları cezalandırarak insan onurunu korumayı amaçlamaktadır.

Eziyet Suçunun Unsurları

Fail

Eziyet suçunun faili herkes olabilir.

İşkence suçundan farklı olarak failin kamu görevlisi olması şart değildir.

Bu nedenle;

  • Eş,
  • Aile bireyi,
  • İşveren,
  • Bakıcı,
  • Birlikte yaşayan kişi,

veya herhangi bir kişi bu suçun faili olabilir.

Mağdur

Eziyet suçunun mağduru herhangi bir kişi olabilir.

Ancak kanun koyucu bazı mağdurlar bakımından daha ağır ceza öngörmüştür.

Özellikle;

  • Çocuklar,
  • Gebe kadınlar,
  • Kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiler,
  • Eş veya boşanılan eş,

özel koruma altında tutulmuştur.

Eziyet Niteliğindeki Davranışlar

Kanunda eziyet kavramı tek tek sayılmamıştır.

Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır.

Eziyet niteliğindeki davranışlara örnek olarak;

  • Sürekli fiziksel şiddet uygulanması,
  • Sistematik psikolojik baskı kurulması,
  • Sürekli aşağılama ve küçük düşürme,
  • Korkutma ve yıldırma davranışları,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan muameleler,

gösterilebilir.

Sistematiklik ve Süreklilik

Eziyet suçunun en önemli özelliklerinden biri davranışların belirli bir süreç içerisinde devam etmesidir.

Tek seferlik bir davranış çoğu zaman eziyet suçunu oluşturmaz.

Mağdurun sürekli olarak fiziksel veya psikolojik baskı altında tutulması ve davranışların belirli bir sistematiklik göstermesi gerekir.

Bu özellik eziyet suçunu;

  • Basit yaralama,
  • Hakaret,
  • Tehdit,

gibi suçlardan ayıran en önemli unsurlardan biridir.

Eziyet Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinin birinci fıkrasına göre eziyet suçunun temel şeklinin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Suçun kadına karşı işlenmesi halinde ise cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.

Mahkeme cezanın belirlenmesinde;

  • Fiilin ağırlığını,
  • Süresini,
  • Mağdur üzerindeki etkilerini,
  • Failin kastını,

dikkate almaktadır.

Eziyet Suçunun Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinin ikinci fıkrasında bazı mağdurlara karşı işlenen eziyet fiilleri daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Kanun koyucu, korunmaya daha fazla ihtiyaç duyan kişiler ile aile ilişkisi içerisinde bulunan mağdurlara karşı gerçekleştirilen eziyet eylemlerinin daha ağır sonuçlar doğurduğunu kabul etmiştir.

Bu nedenle söz konusu hallerde fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.

Çocuğa Karşı Eziyet Suçu

Eziyet suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinde fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin korunması amacıyla kanun koyucu bu durumu nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

Özellikle;

  • Sürekli fiziksel şiddet,
  • Uzun süreli psikolojik baskı,
  • Sistematik kötü muamele,
  • İnsan onurunu zedeleyici davranışlar,

çocuk bakımından eziyet suçunu oluşturabilmektedir.

Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişilere Karşı Eziyet

Fiziksel veya zihinsel durumu nedeniyle kendisini koruma imkanı bulunmayan kişilere karşı eziyet uygulanması da nitelikli hal olarak kabul edilmektedir.

Örneğin;

  • Ağır engelliler,
  • İleri yaştaki kişiler,
  • Yatağa bağımlı hastalar,
  • Zihinsel engelliler,

bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Bu kişilerin korunmaya daha fazla ihtiyaç duyması nedeniyle ceza artırılmaktadır.

Gebe Kadına Karşı Eziyet Suçu

Kanun koyucu, gebe kadınlara karşı işlenen eziyet fiillerini de daha ağır yaptırıma bağlamıştır.

Bu düzenleme ile yalnızca anne adayının değil, doğmamış çocuğun da korunması amaçlanmaktadır.

Gebe kadının sürekli şekilde fiziksel veya psikolojik baskıya maruz bırakılması halinde fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası uygulanabilmektedir.

Üstsoya Karşı Eziyet Suçu

Üstsoy; anne, baba, büyükanne ve büyükbaba gibi kişinin kendisinden önce gelen soy hısımlarını ifade etmektedir.

Bir kişinin üstsoyuna karşı sistematik şekilde eziyet niteliğinde davranışlarda bulunması halinde suçun nitelikli hali oluşmaktadır.

Özellikle yaşlı ebeveynlere yönelik kötü muamele vakalarında bu hüküm uygulama alanı bulabilmektedir.

Altsoya Karşı Eziyet Suçu

Altsoy; çocuklar, torunlar ve kişinin kendisinden sonra gelen soy hısımlarını kapsamaktadır.

Çocuklara veya torunlara yönelik sistematik kötü muameleler yalnızca çocuğa karşı eziyet kapsamında değil, aynı zamanda altsoya karşı eziyet kapsamında da değerlendirilebilmektedir.

Kanun koyucu aile içindeki koruma yükümlülüğüne özel önem vermiştir.

Babalığa veya Analığa Karşı Eziyet Suçu

Türk Ceza Kanunu, yalnızca biyolojik soy ilişkisini değil, hukuken kurulmuş aile bağlarını da koruma altına almıştır.

Bu nedenle babalık veya analık ilişkisi bulunan kişilere yönelik eziyet fiilleri de nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Bu kapsamda aile ilişkilerinden kaynaklanan güven duygusunun korunması amaçlanmaktadır.

Eşe Karşı Eziyet Suçu

Eziyet suçunun eşe karşı işlenmesi halinde fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Uygulamada bu durum sıklıkla;

  • Sürekli psikolojik şiddet,
  • Sistematik aşağılama,
  • Uzun süreli baskı,
  • İnsan onurunu zedeleyen davranışlar,

şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Aile birliği içerisindeki güven ilişkisinin kötüye kullanılması nedeniyle kanun koyucu daha ağır yaptırım öngörmüştür.

Boşanılan Eşe Karşı Eziyet Suçu

Türk Ceza Kanunu, boşanma sonrasında da eski eşlere yönelik sistematik kötü muameleleri özel koruma altına almıştır.

Boşanılmış olması, taraflar arasındaki geçmiş aile ilişkisini tamamen ortadan kaldırmamaktadır.

Bu nedenle boşanılan eşe yönelik eziyet fiilleri de nitelikli hal kapsamında değerlendirilmektedir.

Özellikle boşanma sonrasında devam eden sistematik psikolojik baskılar bu hüküm kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Kadına Karşı Eziyet Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde yapılan değişiklik ile eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı artırılmıştır.

Kanun hükmüne göre:

“Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.”

Bu düzenleme ile kadınların fiziksel ve psikolojik bütünlüğünün daha etkin şekilde korunması amaçlanmıştır.

Kadına karşı gerçekleştirilen sistematik şiddet ve kötü muamele fiilleri bakımından mahkeme, iki yıl altı aydan daha düşük bir ceza belirleyememektedir.

Aile İçi Şiddet ve Eziyet Suçu

Eziyet suçu uygulamada en sık aile içi şiddet olaylarında gündeme gelmektedir.

Ancak her aile içi şiddet olayı doğrudan eziyet suçunu oluşturmaz.

Eziyet suçunun oluşabilmesi için;

  • Davranışların süreklilik göstermesi,
  • Sistematik şekilde gerçekleştirilmesi,
  • Mağdurun fiziksel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olması,

gerekmektedir.

Bu nedenle somut olayın özellikleri dikkatle değerlendirilmelidir.

İşkence Suçu ile Eziyet Suçu Arasındaki Fark

Uygulamada en sık karıştırılan suç tiplerinden biri işkence suçu ile eziyet suçudur.

Her iki suç da mağdurun fiziksel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olan davranışları konu almakla birlikte, kanun koyucu tarafından farklı suç tipleri olarak düzenlenmiştir.

İşkence suçu Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde düzenlenmiştir ve kural olarak yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suçtur.

Eziyet suçu ise Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenmiştir ve herkes tarafından işlenebilir.

İşkence suçunda;

  • Kamu gücünün kötüye kullanılması,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan davranışların gerçekleştirilmesi,
  • Bedensel veya ruhsal acı verilmesi,
  • İradenin etkilenmesi veya kişinin aşağılanması,

söz konusudur.

Eziyet suçunda ise failin kamu görevlisi olması aranmaz. Suçun temel özelliği, mağdura yönelik sistematik kötü muamele ve eziyet verici davranışların gerçekleştirilmesidir.

Bu nedenle failin sıfatı ve eylemin niteliği bakımından iki suç arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Eziyet Suçu ile Kasten Yaralama Suçu Arasındaki Fark

Eziyet suçu ile kasten yaralama suçu da uygulamada zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır.

Kasten yaralama suçunda çoğu zaman tek bir fiil ile mağdurun vücuduna acı verilmesi veya sağlığının bozulması söz konusudur.

Eziyet suçunda ise mağdura yönelik davranışlar belirli bir süreç içerisinde devam etmekte ve sistematik bir nitelik taşımaktadır.

Örneğin;

  • Bir kez gerçekleştirilen darp eylemi kasten yaralama suçunu oluşturabilirken,
  • Uzun süre devam eden fiziksel ve psikolojik baskılar eziyet suçunu oluşturabilir.

Bu nedenle eylemlerin süreklilik gösterip göstermediği ve mağdur üzerinde yarattığı etki önem taşımaktadır.

Eziyet Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Eziyet suçu nedeniyle açılan davalarda görevli mahkeme, suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte, yeterli şüphenin bulunması halinde kamu davası açılmaktadır.

Eziyet suçlarında;

  • Tanık beyanları,
  • Sağlık raporları,
  • Psikolojik değerlendirme raporları,
  • Mesaj kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,

olayın ispatı bakımından önemli deliller arasında yer almaktadır.

Eziyet Suçunda Zamanaşımı

Eziyet suçu bakımından zamanaşımı konusunda Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmaktadır.

Zamanaşımının hesaplanmasında;

  • Suç tarihi,
  • Zamanaşımını kesen işlemler,
  • Zamanaşımını durduran nedenler,
  • Soruşturma ve kovuşturma sürecindeki işlemler,

dikkate alınmaktadır.

Özellikle eziyet suçunun sistematik davranışlardan oluşması nedeniyle zamanaşımının başlangıç tarihi somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eziyet suçu nedir?

Eziyet suçu, bir kişinin fiziksel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak şekilde sistematik kötü muamelede bulunulması halinde oluşan suç tipidir.

Eziyet suçunun cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesine göre eziyet suçunun temel şeklinin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

Kadına karşı eziyet suçunun cezası nedir?

Suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.

Çocuğa karşı eziyet suçunun cezası nedir?

Eziyet suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinde fail hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eşe karşı eziyet suçu oluşabilir mi?

Evet. Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesi eşe veya boşanılan eşe karşı işlenen eziyet fiillerini nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

Psikolojik şiddet eziyet suçunu oluşturur mu?

Somut olayın özelliklerine göre sistematik şekilde gerçekleştirilen ve mağdurun ruhsal yönden acı çekmesine neden olan psikolojik şiddet davranışları eziyet suçunu oluşturabilir.

Eziyet suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Eziyet suçu şikâyete bağlı suçlardan değildir. Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulabilir.

İşkence ve eziyet arasındaki fark nedir?

İşkence suçunun faili kural olarak kamu görevlisidir. Eziyet suçu ise herkes tarafından işlenebilir. Ayrıca işkence suçu kamu gücünün kötüye kullanılmasını içerirken eziyet suçunda böyle bir şart bulunmamaktadır.

Sonuç

Eziyet suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenen ve bireyin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumayı amaçlayan önemli suç tiplerinden biridir.

Kanun koyucu, mağdura yönelik sistematik şekilde gerçekleştirilen fiziksel veya psikolojik kötü muameleleri bağımsız bir suç olarak düzenleyerek insan onurunun korunmasını hedeflemiştir.

Özellikle çocuklara, gebe kadınlara, kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere, üstsoya, altsoya, eşe ve boşanılan eşe karşı işlenen eziyet fiilleri daha ağır yaptırımlara bağlanmıştır.

Aile içi şiddet ve sistematik psikolojik baskı vakalarında sıklıkla gündeme gelen eziyet suçunun, kasten yaralama ve işkence suçlarından ayrılan yönlerinin doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Eziyet suçuna dair soruşturma ve kovuşturma evrelerinin alanında uzman bir Ankara Ceza Avukatı ile takip edilmesi tavsiye edilmektedir.