İşkence Suçu ve Cezası (TCK m.94)

işkence suçu, cezası, unsurları, nitelikli halleri, zamanaşımı hususu, cinsel taciz şeklinde işkence, kadına karşı işkence, avukata işkence, Ankara ceza avukatı

İşkence Suçu Nedir?

İşkence suçu, insan onurunu korumayı amaçlayan ve Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde düzenlenen en ağır suç tiplerinden biridir.

Demokratik hukuk devletlerinde bireyin maddi ve manevi bütünlüğünün korunması temel ilkelerden biridir.

Bu nedenle kişilerin kamu gücü kullanılarak fiziksel veya psikolojik baskıya maruz bırakılması, çağdaş ceza hukukunda ağır yaptırımlara bağlanmıştır.

Türk Ceza Kanunu’nda işkence suçu; bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına neden olan davranışların gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Bu suç ile korunan temel hukuki değerler;

  • İnsan onuru,
  • Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü,
  • İşkence yasağı,
  • Hukuk devleti ilkesi,

olarak kabul edilmektedir.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasına göre:

“Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Ayrıca suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamamaktadır.

Kanun koyucu, işkence suçunun bazı kişilere karşı işlenmesini ve belirli şekillerde gerçekleştirilmesini daha ağır yaptırımlara bağlamıştır.

İşkence Suçunun Unsurları

Fail

İşkence suçunun faili kural olarak kamu görevlisidir.

Kanun maddesi açık şekilde kamu görevlisini fail olarak düzenlemiştir.

Ancak TCK m.94/4 gereğince işkence suçunun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılmaktadır.

Bu nedenle kamu görevlisi olmayan kişiler de belirli durumlarda işkence suçundan sorumlu tutulabilmektedir.

Mağdur

İşkence suçunun mağduru herhangi bir kişi olabilir.

Kanun bazı mağdurlar bakımından daha ağır cezalar öngörmüştür.

Özellikle;

  • Çocuklar,
  • Gebe kadınlar,
  • Kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiler,

özel koruma altında tutulmuştur.

İnsan Onuruyla Bağdaşmayan Davranış

İşkence suçunun temel unsurunu insan onuruyla bağdaşmayan davranışlar oluşturmaktadır.

Bu davranışlar;

  • Fiziksel şiddet,
  • Psikolojik baskı,
  • Sistematik kötü muamele,
  • Aşağılama,
  • Korkutma,
  • İradeyi kırmaya yönelik uygulamalar,

şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Her olayın özellikleri ayrı ayrı değerlendirilmekte ve davranışın işkence boyutuna ulaşıp ulaşmadığı somut olaya göre belirlenmektedir.

Bedensel veya Ruhsal Acı

İşkence suçunun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olunması gerekmektedir.

Bu acı;

  • Fiziksel yaralanmalar,
  • Psikolojik travmalar,
  • Sürekli korku hali,
  • Ağır stres ve baskı,

şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Kanun yalnızca fiziksel zararları değil, ruhsal bütünlüğe yönelik saldırıları da koruma altına almıştır.

Algılama veya İrade Yeteneğinin Etkilenmesi

İşkence uygulamalarının amacı çoğu zaman kişinin özgür iradesini kırmak veya davranışlarını yönlendirmektir.

Bu nedenle mağdurun algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine yol açan uygulamalar da işkence suçunun kapsamına girebilmektedir.

Süreklilik ve Sistematiklik Unsuru

İşkence suçunu diğer bazı suçlardan ayıran önemli özelliklerden biri sistematik ve belirli bir süreç içerisinde gerçekleştirilen davranışların bulunabilmesidir.

Her ne kadar tek bir davranış da bazı durumlarda işkence suçunu oluşturabilse de uygulamada çoğu zaman birbirini tamamlayan ve süreklilik gösteren eylemler söz konusu olmaktadır.

Bu yönüyle işkence suçu, basit yaralama veya hakaret suçlarından ayrılmaktadır.

İşkence Suçunun Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında işkence suçunun daha ağır cezayı gerektiren halleri düzenlenmiştir.

Kanun koyucu, bazı mağdurların özel olarak korunması gerektiğini kabul etmiş ve bu kişilere karşı işlenen işkence fiillerini daha ağır yaptırımlara bağlamıştır.

Kadına Karşı İşkence Suçu

TCK m.94/1’e 2022 yılında eklenen düzenleme ile işkence suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı artırılmıştır.

Kanun hükmüne göre:

“Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.”

Bu düzenleme ile kadınların fiziksel ve psikolojik bütünlüğünün daha etkin korunması amaçlanmıştır.

Kadına karşı işlenen işkence suçlarında mahkeme, beş yıldan daha düşük bir hapis cezasına hükmedememektedir.

Çocuğa Karşı İşkence Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işkence suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinde fail hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.

Çocuklar, yaşları ve gelişim süreçleri nedeniyle özel koruma altında bulunan bireylerdir.

Bu nedenle çocuklara yönelik işkence fiilleri kanun koyucu tarafından daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişilere Karşı İşkence

Fiziksel veya zihinsel durumu nedeniyle kendisini koruma imkanı bulunmayan kişilere karşı işlenen işkence fiilleri de nitelikli hal olarak kabul edilmektedir.

Örneğin;

  • Ağır hastalar,
  • Engelliler,
  • İleri yaştaki kişiler,
  • Bilinci kapalı kişiler,

bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Bu kişilerin korunmaya daha fazla ihtiyaç duyması nedeniyle ceza artırılmaktadır.

Gebe Kadına Karşı İşkence Suçu

İşkence suçunun gebe bir kadına karşı işlenmesi halinde de fail hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Kanun koyucu yalnızca anne adayını değil, doğmamış çocuğun korunmasını da gözetmektedir.

Bu nedenle gebe kadınlara yönelik işkence fiilleri daha ağır cezalandırılmaktadır.

Avukata Karşı Görevi Nedeniyle İşkence

Türk Ceza Kanunu, savunma hakkının korunması amacıyla avukatlara karşı görevleri nedeniyle işlenen işkence fiillerini de nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

Avukatın yürüttüğü hukuki faaliyetler nedeniyle işkenceye maruz bırakılması halinde fail hakkında daha ağır ceza uygulanmaktadır.

Bu düzenleme, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin korunmasına hizmet etmektedir.

Kamu Görevlisine Karşı Görevi Nedeniyle İşkence

Bir kamu görevlisinin yerine getirdiği görev nedeniyle işkenceye maruz bırakılması halinde de nitelikli hal söz konusu olmaktadır.

Bu durumda fail hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Kanun koyucu kamu hizmetlerinin güven içinde yürütülmesini amaçlamaktadır.

Cinsel Taciz Şeklinde İşkence

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin üçüncü fıkrasında işkence suçunun cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleştirilmesi ayrıca düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre:

“Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Bu düzenleme, mağdurun hem insan onuruna hem de cinsel dokunulmazlığına yönelik ağır ihlallerin daha ağır şekilde cezalandırılmasını amaçlamaktadır.

Bu durumda uygulanacak ceza, işkence suçunun temel şekline göre oldukça yüksektir.

İşkence Suçuna İştirak

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin dördüncü fıkrasında işkence suçuna iştirak eden kişiler bakımından özel düzenleme yapılmıştır.

Kanun hükmüne göre:

“Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.”

Bu nedenle;

  • Yardım edenler,
  • Birlikte hareket edenler,
  • İşkence fiiline katkı sağlayan kişiler,

kamu görevlisi olmasalar dahi işkence suçundan sorumlu tutulabilmektedir.

Kanun koyucu bu düzenleme ile işkence fiillerinin üçüncü kişiler aracılığıyla gerçekleştirilmesinin önüne geçmeyi amaçlamıştır.

İhmali Davranışla İşkence Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin beşinci fıkrası işkence suçunun ihmali davranışla işlenmesini ayrıca düzenlemiştir.

Madde hükmüne göre:

“Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.”

Dolayısıyla işkenceyi önlemekle yükümlü olan bir kamu görevlisinin hareketsiz kalması ve işkence fiiline göz yumması halinde de cezai sorumluluk gündeme gelebilmektedir.

Kanun koyucu bu durumda cezada herhangi bir indirim yapılmasına izin vermemiştir.

İşkence Suçunda Zamanaşımı İşlemez

Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin altıncı fıkrası işkence suçuna ilişkin en dikkat çekici düzenlemelerden birini içermektedir.

Madde hükmüne göre:

“Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.”

Ceza hukukunda birçok suç bakımından belirli sürelerin geçmesi halinde dava açılması veya cezanın infazı mümkün olmamaktadır.

Ancak işkence suçu bakımından kanun koyucu istisnai bir düzenleme yapmış ve zamanaşımının işlemeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır.

Bu nedenle işkence suçları üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi mümkündür.

Bu düzenleme, işkence yasağının mutlak niteliğinin bir sonucu olarak kabul edilmektedir.

İşkence Suçu ile Eziyet Suçu Arasındaki Fark

Uygulamada en sık karıştırılan suç tiplerinden biri işkence suçu ile eziyet suçudur.

Her iki suç da mağdurun fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik ağır saldırılar içermekle birlikte, kanun koyucu tarafından farklı suç tipleri olarak düzenlenmiştir.

İşkence suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde düzenlenmiş olup kural olarak kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suçtur.

Eziyet suçu ise Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenmiş olup herkes tarafından işlenebilmektedir.

İşkence suçunda;

  • Kamu gücünün kötüye kullanılması,
  • İnsan onuruyla bağdaşmayan davranışların gerçekleştirilmesi,
  • Bedensel veya ruhsal acı verilmesi,
  • İradenin etkilenmesi veya kişinin aşağılanması,

söz konusudur.

Eziyet suçunda ise mağdura yönelik sistematik şekilde gerçekleştirilen ve insan onuruyla bağdaşmayan davranışlar bulunmakla birlikte failin kamu görevlisi olması zorunlu değildir.

Bu nedenle her somut olayda failin sıfatı, eylemin niteliği ve gerçekleşme biçimi dikkatle değerlendirilmelidir.

İşkence Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

İşkence suçu bakımından görevli mahkeme, suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alınarak belirlenmektedir.

Uygulamada işkence suçuna ilişkin davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmektedir.

Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma süreci Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olup, yeterli şüphenin bulunması halinde kamu davası açılmaktadır.

İşkence suçlarında;

  • Adli tıp raporları,
  • Sağlık kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Tanık beyanları,
  • Kurumsal kayıtlar,

çoğu zaman önemli deliller arasında yer almaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İşkence suçu nedir?

İşkence suçu, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına veya irade yeteneğinin etkilenmesine neden olan davranışların kamu görevlisi tarafından gerçekleştirilmesi halinde oluşan suç tipidir.

İşkence suçunun cezası nedir?

TCK m.94/1 uyarınca işkence suçunun temel şeklinin cezası üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.

İşkence suçunda fail kim olabilir?

Kural olarak işkence suçunun faili kamu görevlisidir. Ancak suça iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılabilmektedir.

Çocuğa karşı işkence suçunun cezası nedir?

İşkence suçunun çocuğa karşı işlenmesi halinde fail hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.

İşkence suçunda zamanaşımı var mıdır?

Hayır. Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinin altıncı fıkrası gereğince işkence suçlarında zamanaşımı işlememektedir.

Cinsel taciz şeklinde işkence suçunun cezası nedir?

Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.

İşkence suçu ihmali davranışla işlenebilir mi?

Evet. İşkenceyi önlemekle yükümlü olan kişinin hareketsiz kalması halinde de işkence suçuna ilişkin hükümler uygulanabilmektedir. Ayrıca kanun gereği bu nedenle cezada indirim yapılmamaktadır.

İşkence suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. İşkence suçu kamu adına soruşturulan suçlar arasında yer almakta olup şikâyete bağlı değildir.

Sonuç

İşkence suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde düzenlenen ve insan onurunu korumayı amaçlayan en önemli suç tiplerinden biridir.

Kanun koyucu, kamu gücünün kötüye kullanılmasını önlemek ve bireylerin maddi ve manevi bütünlüğünü korumak amacıyla işkence fiillerini ağır yaptırımlara bağlamıştır.

Özellikle çocuklara, gebe kadınlara, kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere ve görevleri nedeniyle avukat veya kamu görevlilerine karşı işlenen işkence fiilleri bakımından daha ağır cezalar öngörülmüştür.

Bunun yanında işkence suçunda zamanaşımının işlememesi, işkence yasağının mutlak niteliğinin ve insan hakları bakımından taşıdığı önemin bir göstergesidir.

İşkence suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve insan onurunun korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sürecin sağlıklı yürütülebilmesi adına alanında uzman bir Ankara ceza avukatı ile iletişime geçilmesi tavsiye edilmektedir.