Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu (TCK m.95)

neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu, unsurları, hapis cezaları, ölüm neticesi, kadına karşı işkence, çocuğa karşı işkence, avukata karşı işkence, yüzde sabit iz, Ankara ceza avukatı

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu, işkence fiili sonucunda mağdur üzerinde ağır fiziksel veya psikolojik sonuçların ortaya çıkması halinde uygulanacak özel hükümleri içermektedir.

Kanun koyucu, işkence suçunun mağdur üzerinde bıraktığı etkinin ağırlığı arttıkça failin daha ağır şekilde cezalandırılmasını öngörmüştür.

Bu nedenle işkence fiili sonucunda;

  • Organ kaybı,
  • Yüzde sabit iz,
  • Konuşma yeteneğinin kaybı,
  • Bitkisel hayat,
  • Çocuğun düşmesi,
  • Ölüm,

gibi ağır sonuçların meydana gelmesi halinde TCK m.95 hükümleri uygulanmaktadır.

Bu düzenleme ile insan onuruna yönelik ağır saldırıların daha etkin şekilde cezalandırılması amaçlanmıştır.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesi, işkence fiilinin mağdur üzerinde ağır sonuçlar doğurması halinde uygulanacak ceza artırımlarını düzenlemektedir.

Kanun koyucu bazı sonuçlar bakımından cezanın yarı oranında artırılmasını, bazı sonuçlar bakımından ise cezanın bir kat artırılmasını öngörmüştür.

İşkence sonucunda ölüm meydana gelmesi halinde ise fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmektedir.

İşkence Sonucu Cezanın Yarı Oranında Artırılmasını Gerektiren Haller

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen sonuçların meydana gelmesi halinde, TCK m.94’e göre belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Duyulardan veya Organlardan Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflaması

İşkence sonucunda mağdurun herhangi bir duyu veya organının işlevinde kalıcı zayıflama meydana gelmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.

Örneğin;

  • Görme gücünün azalması,
  • İşitme kaybı,
  • Kol veya bacak fonksiyonlarının önemli ölçüde zayıflaması,

bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Burada organın tamamen işlevsiz hale gelmesi değil, işlevinin sürekli şekilde azalması söz konusudur.

Konuşmada Sürekli Zorluk Meydana Gelmesi

İşkence fiilleri sonucunda mağdurun konuşma yeteneğinde kalıcı güçlük oluşması halinde ceza artırılmaktadır.

Konuşmanın tamamen kaybedilmesi şart değildir.

Konuşma fonksiyonunun sürekli şekilde zorlaşması yeterli kabul edilmektedir.

Yüzde Sabit İz Oluşması

İşkence sonucunda mağdurun yüzünde kalıcı ve dışarıdan fark edilebilen bir izin oluşması halinde ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Yüzde sabit iz, uygulamada adli tıp raporlarıyla belirlenmektedir.

Bu sonuç mağdurun sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu doğrudan etkileyebilmektedir.

Yaşamı Tehlikeye Sokan Durumun Meydana Gelmesi

İşkence fiilleri sonucunda mağdurun yaşamını ciddi şekilde tehlikeye sokan bir durum ortaya çıkmışsa ceza artırılmaktadır.

Örneğin;

  • Ağır iç kanama,
  • Hayati organ yaralanmaları,
  • Yoğun bakım gerektiren durumlar,

bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Gebe Kadının Çocuğunu Vaktinden Önce Doğurması

İşkence suçunun gebe bir kadına karşı işlenmesi ve fiil sonucunda çocuğun vaktinden önce doğması halinde ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Kanun koyucu hem anneyi hem de doğmamış çocuğu koruma altına almıştır.

İşkence Sonucu Cezanın Bir Kat Artırılmasını Gerektiren Haller

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sonuçlar, birinci fıkrada yer alan sonuçlara göre daha ağır kabul edilmektedir.

Bu nedenle söz konusu neticelerin meydana gelmesi halinde TCK m.94’e göre belirlenen ceza bir kat artırılmaktadır.

İyileşmesi Olanaksız Hastalık veya Bitkisel Hayat

İşkence fiilleri sonucunda mağdurun iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanması veya bitkisel hayata girmesi halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Bu durumlar mağdurun yaşamını kalıcı olarak etkileyen en ağır sonuçlar arasında yer almaktadır.

Örneğin;

  • Kalıcı beyin hasarı,
  • Geri dönüşü olmayan nörolojik rahatsızlıklar,
  • Bitkisel hayat durumu,

bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Kanun koyucu, mağdurun yaşam kalitesini tamamen değiştiren bu sonuçlar bakımından daha ağır yaptırım öngörmüştür.

Duyulardan veya Organlardan Birinin İşlevinin Yitirilmesi

İşkence sonucunda bir organın veya duyunun işlevinin tamamen kaybedilmesi halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Örneğin;

  • Bir gözün tamamen görme yeteneğini kaybetmesi,
  • İşitme duyusunun tamamen ortadan kalkması,
  • Bir uzvun işlevsiz hale gelmesi,

bu bent kapsamında değerlendirilmektedir.

Burada artık işlevin zayıflaması değil, tamamen ortadan kalkması söz konusudur.

Konuşma Yeteneğinin Kaybolması

İşkence fiilleri sonucunda mağdurun konuşma yeteneğini tamamen kaybetmesi halinde ceza bir kat artırılır.

Konuşmada zorluk meydana gelmesi ile konuşma yeteneğinin tamamen kaybı arasında önemli bir fark bulunmaktadır.

Kanun koyucu, konuşma yeteneğinin tamamen ortadan kalkmasını daha ağır bir sonuç olarak kabul etmiştir.

Çocuk Yapma Yeteneğinin Kaybedilmesi

İşkence sonucunda mağdurun çocuk sahibi olma imkanını kaybetmesi halinde de ceza bir kat artırılmaktadır.

Bu sonuç, kişinin yalnızca fiziksel bütünlüğünü değil, özel ve aile hayatını da doğrudan etkileyen ağır bir netice olarak değerlendirilmektedir.

Bu nedenle kanun koyucu daha ağır yaptırım uygulanmasını öngörmüştür.

Yüzün Sürekli Değişikliğe Uğraması

Yüzde sabit iz oluşmasından farklı olarak, yüzün genel görünümünün kalıcı şekilde değişmesi halinde bu bent uygulanmaktadır.

Örneğin;

  • Ağır yanıklar,
  • Kalıcı deformasyonlar,
  • Yüz yapısında ciddi bozulmalar,

yüzün sürekli değişikliğe uğraması kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Bu tür sonuçlar mağdurun sosyal yaşamı ve psikolojisi üzerinde ciddi etkiler yaratabilmektedir.

Gebe Kadının Çocuğunu Düşürmesi

İşkence suçunun gebe bir kadına karşı işlenmesi ve fiil sonucunda çocuğun düşmesi halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Kanun koyucu bu durumda hem anneye hem de doğmamış çocuğa yönelik ağır ihlalin gerçekleştiğini kabul etmektedir.

Bu nedenle en ağır neticeler arasında sayılmıştır.

İşkence Fiillerinin Kemik Kırılmasına Neden Olması

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırıkları ayrıca düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre:

“İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Kemik kırığının;

  • Bulunduğu bölge,
  • Sayısı,
  • Tedavi süresi,
  • Mağdur üzerindeki etkileri,

cezanın belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.

Özellikle ağır kemik kırıkları bakımından yüksek cezalar söz konusu olabilmektedir.

İşkence Sonucunda Ölüm Meydana Gelmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinin dördüncü fıkrasında işkence suçunun en ağır sonucu düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre:

“İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”

Bu durumda artık mağdur yaşamını kaybetmiştir.

Kanun koyucu, işkence fiilinin ölümle sonuçlanmasını insan onuruna ve yaşam hakkına yönelik en ağır ihlallerden biri olarak kabul etmektedir.

Bu nedenle fail hakkında ceza hukukundaki en ağır yaptırımlardan biri uygulanmaktadır.

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası

İşkence sonucu ölüm meydana gelmesi halinde uygulanacak yaptırım ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis;

  • Türk ceza hukukundaki en ağır yaptırımlardan biridir,
  • Süreli hapis cezalarından farklıdır,
  • Özel infaz rejimine tabidir.

Kanun koyucu bu düzenleme ile işkence sonucunda meydana gelen ölümlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını amaçlamıştır.

Bu hüküm aynı zamanda işkence yasağının mutlak niteliğinin ve insan yaşamına verilen önemin bir göstergesidir.

İşkence Suçu ile Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu Arasındaki Fark

Türk Ceza Kanunu’nda işkence suçu TCK m.94’te, neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu ise TCK m.95’te düzenlenmiştir.

Bu iki düzenleme birbirinden bağımsız suç tipleri değildir.

TCK m.95, TCK m.94’te düzenlenen işkence suçunun mağdur üzerinde daha ağır sonuçlar doğurması halinde uygulanacak ceza artırımlarını içermektedir.

Başka bir ifadeyle öncelikle işkence suçunun oluşması gerekir. Ardından mağdur üzerinde kanunda belirtilen ağır sonuçlardan birinin meydana gelmesi halinde TCK m.95 hükümleri uygulanır.

Örneğin;

  • Yüzde sabit iz oluşması,
  • Organ kaybı meydana gelmesi,
  • Bitkisel hayata girilmesi,
  • Çocuğun düşmesi,
  • Ölüm meydana gelmesi,

gibi sonuçlar işkence suçunu neticesi sebebiyle ağırlaşmış hale getirmektedir.

Bu nedenle TCK m.95 bağımsız bir suç yaratmamakta, işkence suçunun cezasını ağırlaştıran özel bir düzenleme niteliği taşımaktadır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçunda görevli mahkeme, suç için öngörülen yüksek ceza miktarları nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesidir.

Özellikle;

  • Organ kaybı,
  • Bitkisel hayat,
  • Kemik kırıkları,
  • Ölüm sonucu,

gibi ağır neticelerin bulunduğu olaylarda yargılama Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılmaktadır.

Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olup, yeterli şüphenin bulunması halinde kamu davası açılmaktadır.

Bu tür davalarda;

  • Adli tıp raporları,
  • Hastane kayıtları,
  • Uzman bilirkişi incelemeleri,
  • Kamera kayıtları,
  • Tanık beyanları,

çoğu zaman belirleyici delil niteliği taşımaktadır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçunda Zamanaşımı

İşkence suçuna ilişkin zamanaşımı düzenlemesi TCK m.94/6’da yer almaktadır.

Kanun hükmüne göre:

“Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.”

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu da işkence suçunun bir görünüm şekli olduğundan, zamanaşımının işlememesi ilkesi bu suç bakımından da geçerlidir.

Dolayısıyla;

  • Organ kaybı meydana gelmiş olsa da,
  • Bitkisel hayat sonucu doğmuş olsa da,
  • Ölüm meydana gelmiş olsa da,

işkence suçundan dolayı zamanaşımı söz konusu olmayacaktır.

Bu düzenleme, işkence yasağının ulusal ve uluslararası hukuk bakımından taşıdığı özel önemin bir sonucudur.

Sıkça Sorulan Sorular

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu nedir?

İşkence fiilinin mağdur üzerinde organ kaybı, yüzde sabit iz, bitkisel hayat, çocuk düşürme veya ölüm gibi ağır sonuçlar doğurması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu gündeme gelmektedir.

İşkence sonucu ölüm meydana gelirse ceza nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince işkence sonucunda ölüm meydana gelmesi halinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

İşkence sonucunda organ kaybı meydana gelirse ne olur?

İşkence sonucunda duyulardan veya organlardan birinin işlevinin tamamen kaybedilmesi halinde TCK m.95/2 hükümleri uygulanır ve ceza bir kat artırılır.

İşkence sonucunda kemik kırığı oluşursa ceza artar mı?

Evet. İşkence fiillerinin kemik kırığına neden olması halinde kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

İşkence suçunda zamanaşımı var mıdır?

Hayır. TCK m.94/6 gereğince işkence suçlarında zamanaşımı işlemez.

Yüzde sabit iz oluşması halinde ceza artar mı?

Evet. İşkence sonucunda mağdurun yüzünde sabit iz oluşması halinde TCK m.95/1 kapsamında ceza yarı oranında artırılır.

Bitkisel hayata girme halinde hangi hüküm uygulanır?

İşkence sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi halinde TCK m.95/2-a kapsamında ceza bir kat artırılır.

Sonuç

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesinde düzenlenen ve işkence fiilinin mağdur üzerinde ağır sonuçlar doğurması halinde uygulanan özel bir ceza artırımı mekanizmasıdır.

Kanun koyucu, işkence sonucunda meydana gelen;

  • Organ ve duyu kayıplarını,
  • Bitkisel hayatı,
  • Yüzde kalıcı değişiklikleri,
  • Gebelik üzerindeki ağır etkileri,
  • Kemik kırıklarını,
  • Ölümü,

daha ağır yaptırımlara bağlayarak insan onuruna yönelik saldırılara karşı güçlü bir koruma sağlamıştır.

Özellikle işkence sonucu ölüm meydana gelmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının öngörülmüş olması, işkence yasağının hukuk sistemimizdeki mutlak niteliğini ortaya koymaktadır.

Bu nedenle işkence suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda mağdur üzerinde meydana gelen sonuçların adli tıp raporları ve uzman incelemeleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi, uzman bir ceza avukatından destek alınması büyük önem taşımaktadır.