Cinsel Taciz Suçu Nedir?
Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen ve bir kimsenin cinsel amaçlı olarak taciz edilmesini cezalandıran suç tipidir.
Kanun koyucu bu düzenleme ile bireyin cinsel dokunulmazlığını, kişilik haklarını, özel hayatını ve manevi bütünlüğünü korumayı amaçlamaktadır.
Cinsel taciz suçu, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen ancak cinsel amaç taşıyan davranışları kapsamaktadır. Bu nedenle, suçun oluşup oluşmadığı değerlendirilirken fiilin niteliği, gerçekleşme şekli ve olayın tüm özellikleri birlikte dikkate alınmaktadır.
Her somut olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilmekte olup, hukuki nitelendirme yalnızca kanun hükümleri ve dosya kapsamındaki deliller esas alınarak yapılmaktadır.
Kanun Metni
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde cinsel taciz suçu şu şekilde düzenlenmiştir:
“Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına; fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Kanun ayrıca;
- kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
- aile içi ilişkinin sağladığı güvenin kötüye kullanılması,
- aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılması,
- posta veya elektronik haberleşme araçlarının kullanılması,
- teşhir suretiyle işlenmesi,
gibi durumları nitelikli hal olarak düzenlemiş ve daha ağır yaptırımlar öngörmüştür.
Cinsel Taciz Suçunun Koruduğu Hukuki Değer
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi ile korunan başlıca hukuki değerler şunlardır:
- Cinsel dokunulmazlık,
- Kişinin manevi bütünlüğü,
- Özel hayatın gizliliği,
- İnsan onuru,
- Cinsel özgürlük.
Kanun koyucu, kişilerin istenmeyen cinsel içerikli davranışlara maruz bırakılmasını önlemeyi ve bireylerin güvenli bir sosyal yaşam sürmesini sağlamayı amaçlamaktadır.
Cinsel Taciz Suçunun Unsurları
Fail
Cinsel taciz suçunun faili herkes olabilir.
Kanunda fail bakımından özel bir sıfat aranmamıştır.
Ancak suçun belirli kişiler tarafından veya belirli ilişkilerden doğan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinde daha ağır cezalar uygulanmaktadır.
Mağdur
Bu suçun mağduru herkes olabilir.
Fiilin yetişkine veya çocuğa karşı işlenmesine göre uygulanacak yaptırım farklılık göstermektedir.
Özellikle suçun çocuğa karşı işlenmesi halinde kanun daha ağır hapis cezası öngörmektedir.
Cinsel Amaç
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde suçun oluşabilmesi için davranışın cinsel amaçla gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Bu nedenle davranışın niteliği, amacı ve gerçekleşme şekli somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmektedir.
Her rahatsız edici davranış tek başına cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Hukuki değerlendirme, olayın özellikleri çerçevesinde yapılır.
Cinsel Taciz Suçunun Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinin birinci fıkrasına göre;
- Bir kimsenin cinsel amaçlı olarak taciz edilmesi halinde üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına hükmolunabilir.
- Fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Suçun temel şekli bakımından soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Çocuğa Karşı Cinsel Taciz
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesi, cinsel taciz suçunun çocuğa karşı işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır.
Kanun koyucu, çocukların korunması gerekliliğini dikkate alarak bu durumda uygulanacak hapis cezasının alt ve üst sınırlarını artırmıştır.
Bu düzenleme, çocukların bedensel ve ruhsal gelişiminin korunmasına yönelik ceza hukuku güvencelerinden biridir.
TCK 102 ile TCK 105 Arasındaki Fark
Uygulamada en sık karıştırılan konulardan biri de cinsel saldırı suçu (TCK m.102) ile cinsel taciz suçu (TCK m.105) arasındaki ayrımdır.
Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunda, mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlali söz konusudur.
Buna karşılık TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunda ise mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen, ancak cinsel amaç taşıyan davranışlar cezalandırılmaktadır.
Hangi suç tipinin oluştuğu; fiilin niteliği, gerçekleşme şekli ve olayın tüm özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir.
Her somut olay kendi koşulları içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Cinsel Taciz Suçunun Nitelikli Halleri
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinin ikinci fıkrasında, cinsel taciz suçunun belirli kişi veya koşullar altında işlenmesi hâlinde uygulanacak daha ağır yaptırımlar düzenlenmiştir.
Kanun koyucu, failin sahip olduğu güven ilişkisini, kamu görevini veya teknolojik imkânları kötüye kullanmasını cezanın artırılmasını gerektiren nedenler arasında kabul etmiştir.
Bu hallerde, birinci fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
Kamu Görevinin, Hizmet İlişkisinin veya Aile İçi İlişkinin Sağladığı Kolaylıktan Yararlanılması
Suçun;
- kamu görevinin,
- hizmet ilişkisinin,
- aile içi ilişkinin,
sağladığı güven veya kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde verilecek ceza artırılır.
Kanun koyucu, güven ilişkisini kötüye kullanan kişilerin daha ağır şekilde cezalandırılmasını amaçlamaktadır.
Koruma ve Gözetim Yükümlülüğü Bulunan Kişiler Tarafından İşlenmesi
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesine göre suçun;
- vasi,
- eğitici,
- öğretici,
- bakıcı,
- koruyucu aile,
- sağlık hizmeti sunan kişi,
- koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler,
tarafından işlenmesi de nitelikli hal olarak kabul edilmektedir.
Bu düzenleme ile çocukların ve korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin güven içinde bulunmaları amaçlanmaktadır.
Aynı İş Yerinde Çalışmanın Sağladığı Kolaylıktan Yararlanılması
Suçun, aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı ilişki ve iletişim imkânından yararlanılarak işlenmesi de cezanın artırılmasını gerektiren hallerdendir.
Kanun koyucu, çalışma hayatında kişilerin güvenli ve saygılı bir ortamda bulunmasını koruma altına almıştır.
Posta veya Elektronik Haberleşme Araçları Kullanılarak İşlenmesi
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde, cinsel taciz suçunun;
- kısa mesaj,
- elektronik posta,
- sosyal medya,
- anlık mesajlaşma uygulamaları,
- diğer elektronik haberleşme araçları,
kullanılarak işlenmesi de nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
Teknolojik iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu düzenleme uygulamada önemli bir yer tutmaktadır.
Teşhir Suretiyle İşlenmesi
Kanun koyucu, cinsel taciz suçunun teşhir suretiyle gerçekleştirilmesini de daha ağır yaptırıma bağlamıştır.
Bu halde fail hakkında temel cezaya göre artırıma gidilmektedir.
Mağdurun İşini, Okulunu veya Ailesini Terk Etmek Zorunda Kalması
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinin ikinci fıkrasında önemli bir sonuç düzenlenmiştir.
Madde hükmüne göre;
Cinsel taciz nedeniyle mağdurun işini bırakmak, okuldan ayrılmak veya ailesinden ayrılmak zorunda kalması halinde verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
Kanun koyucu, suçun mağdurun sosyal ve eğitim hayatı üzerindeki ağır etkilerini dikkate alarak bu durumda daha ağır yaptırım öngörmüştür.
Cinsel Taciz Suçunda Şikâyet
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun temel şekli şikâyete bağlıdır.
Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma, kural olarak mağdurun şikâyeti üzerine yürütülmektedir.
Ancak somut olayın özelliklerine göre uygulanacak usul hükümleri ve kanundaki diğer düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.
Cinsel Taciz Suçunda Deliller
Cinsel taciz suçunda, ceza muhakemesinin genel ilkeleri doğrultusunda tüm deliller birlikte değerlendirilmektedir.
Somut olayın özelliklerine göre;
- mağdur ve şüpheli beyanları,
- tanık anlatımları,
- elektronik yazışmalar,
- kısa mesajlar,
- elektronik posta kayıtları,
- sosyal medya içerikleri,
- kamera görüntüleri,
- bilirkişi raporları,
- diğer hukuka uygun deliller,
mahkeme tarafından bir bütün halinde incelenmektedir.
Hiçbir delil tek başına kesin sonuç doğurmaz. Hüküm, tüm deliller birlikte değerlendirilerek kurulur.
Cinsel Taciz Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Cinsel taciz suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme, isnat edilen fiilin niteliği ve kanunda öngörülen yaptırım dikkate alınarak belirlenmektedir.
Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte, yeterli şüphenin bulunması halinde kamu davası açılmaktadır.
Yargılama sürecinde hukuka uygun şekilde elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilmektedir.
Cinsel Taciz Suçunda Zamanaşımı
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle zamanaşımı bakımından Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmaktadır.
Zamanaşımı belirlenirken;
- suç için öngörülen ceza,
- suç tarihi,
- zamanaşımını kesen işlemler,
- zamanaşımını durduran nedenler,
birlikte değerlendirilmektedir.
Her somut olay bakımından zamanaşımı ayrıca incelenmelidir.
TCK 102, TCK 103, TCK 104 ve TCK 105 Arasındaki İlişki
Türk Ceza Kanunu’nun 102, 103, 104 ve 105. maddeleri, cinsel dokunulmazlığa karşı suçları düzenlemekle birlikte farklı hukuki durumları konu almaktadır.
- TCK m.102, cinsel saldırı suçunu,
- TCK m.103, çocukların cinsel istismarı suçunu,
- TCK m.104, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu,
- TCK m.105 ise cinsel taciz suçunu düzenlemektedir.
Bu suç tiplerinin her biri farklı unsurlara ve yaptırımlara sahiptir. Hangi hükmün uygulanacağı; mağdurun yaşı, fiilin niteliği, vücut dokunulmazlığının ihlal edilip edilmediği, cebir veya tehdit bulunup bulunmadığı ve olayın tüm özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel taciz suçu nedir?
Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen ve bir kimsenin cinsel amaç taşıyan davranışlarla taciz edilmesini konu alan suç tipidir. Bu suçta mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlal edilmemesi esastır. Fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilir.
Cinsel taciz suçunun cezası nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesine göre;
- Bir kimsenin cinsel amaçlı olarak taciz edilmesi halinde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunabilir.
- Fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Kanunda düzenlenen nitelikli hallerin bulunması halinde verilecek ceza artırılmaktadır.
Cinsel taciz suçu şikâyete bağlı mıdır?
Evet.
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun temel şekli mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Ancak somut olayın niteliğine göre uygulanacak usul hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Mesajla veya sosyal medya üzerinden cinsel taciz suç olur mu?
Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde, suçun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
Somut olayın özelliklerine göre kısa mesajlar, elektronik postalar, sosyal medya platformları veya diğer elektronik haberleşme araçları üzerinden gerçekleştirilen fiiller hukuki değerlendirmeye konu olabilir.
İş yerinde cinsel taciz suçunun cezası farklı mıdır?
Evet.
Suçun aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
Bu durumda temel ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki fark nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunda, mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi söz konusudur.
Buna karşılık cinsel taciz suçunda, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen ancak cinsel amaç taşıyan davranışlar cezalandırılmaktadır.
Hangi suç tipinin oluştuğu, olayın tüm özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir.
Cinsel taciz suçunda hangi deliller önemlidir?
Bu suç bakımından;
- Taraf beyanları,
- Tanık anlatımları,
- Elektronik yazışmalar,
- Kısa mesaj kayıtları,
- Elektronik posta içerikleri,
- Sosyal medya paylaşımları,
- Kamera görüntüleri,
- Bilirkişi raporları,
- Diğer hukuka uygun deliller,
bir bütün olarak değerlendirilmektedir.
Ceza yargılamasında hiçbir delil tek başına kesin sonuca ulaştırmaz. Mahkeme, tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.
Sonuç
Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenen ve bireylerin cinsel dokunulmazlığını, kişilik haklarını ve manevi bütünlüğünü korumayı amaçlayan önemli suç tiplerinden biridir.
Kanun koyucu, cinsel amaç taşıyan taciz niteliğindeki davranışları yaptırıma bağlamış; suçun kamu görevinin, aile içi ilişkinin, hizmet ilişkisinin veya aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak ya da elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenmesini daha ağır şekilde cezalandırmıştır.
Özellikle teknolojinin gelişmesiyle birlikte elektronik haberleşme araçları üzerinden gerçekleştirilen cinsel taciz iddiaları uygulamada daha sık gündeme gelmektedir.
Bu nedenle her olay, fiilin niteliği, taraf beyanları ve hukuka uygun şekilde elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.
Uygulamada sıkça karıştırılan cinsel saldırı suçu (TCK m.102) ile cinsel taciz suçu (TCK m.105) arasındaki ayrımın doğru yapılması, hukuki nitelendirmenin isabetli şekilde belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Ceza yargılaması sürecinde hak kaybı yaşanmaması adına, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku alanında uzman bir ceza avukatından hukuki destek alınması önem taşımaktadır.

