Cinsel Saldırı Suçu (TCK m.102)

cinsel saldırı suçu, cezası, nitelikli halleri, rıza dışı ilişki, ankara ceza avukatı

Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

Cinsel saldırı suçu, bir kişinin cinsel davranışlarla başka bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmesini cezalandıran ve Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen suç tipidir.

Kanun koyucu bu düzenleme ile bireyin cinsel dokunulmazlığını, bedensel bütünlüğünü, cinsel özgürlüğünü ve kişilik haklarını koruma altına almayı amaçlamaktadır.

Cinsel saldırı suçu, mağdurun rızası dışında gerçekleştirilen cinsel davranışları kapsamakta olup, fiilin işleniş biçimine ve ortaya çıkan sonuca göre farklı yaptırımlara bağlanmıştır.

Bu suçun değerlendirilmesinde, olayın tüm özellikleri, tarafların beyanları ve toplanan deliller birlikte değerlendirilir. Her somut olay kendi koşulları içerisinde incelenir.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde cinsel saldırı suçu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Madde kapsamında;

  • Cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi,
  • Sarkıntılık düzeyinde kalan fiiller,
  • Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen saldırılar,
  • Suçun nitelikli halleri,
  • Mağdurun ağır şekilde zarar görmesi veya yaşamını kaybetmesi,

ayrı ayrı düzenlenmiş ve her bir durum için farklı yaptırımlar öngörülmüştür.

Cinsel Saldırı Suçunun Koruduğu Hukuki Değer

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi ile korunan temel hukuki değerler şunlardır:

  • Cinsel dokunulmazlık,
  • Vücut dokunulmazlığı,
  • Cinsel özgürlük,
  • İnsan onuru,
  • Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü.

Kanun koyucu, bireyin cinsel bütünlüğüne yönelik hukuka aykırı müdahaleleri ağır yaptırımlara bağlayarak kişilik haklarını güvence altına almıştır.

Cinsel Saldırı Suçunun Unsurları

Fail

Cinsel saldırı suçunun faili herkes olabilir.

Kanunda fail bakımından özel bir sıfat aranmamıştır.

Ancak suçun belirli kişiler tarafından veya belirli koşullar altında işlenmesi halinde daha ağır cezalar öngörülmüştür.

Mağdur

Cinsel saldırı suçunun mağduru da herkes olabilir.

Bu suç bakımından mağdurun kadın veya erkek olması arasında bir ayrım yapılmamaktadır.

Ancak beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenen fiiller, kanunda nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Cinsel Davranış

Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için cinsel nitelikte bir davranışla mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi gerekir.

Davranışın cinsel saldırı suçunu oluşturup oluşturmadığı, olayın özellikleri ve yargısal değerlendirme çerçevesinde belirlenir.

Her temas veya her davranış tek başına cinsel saldırı suçunu oluşturmaz. Hukuki değerlendirme, somut olayın özelliklerine göre yapılır.

Rıza

Cinsel saldırı suçunun temel unsurlarından biri mağdurun hukuken geçerli rızasının bulunmamasıdır.

Geçerli rızanın bulunup bulunmadığı her olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Özgür iradeye dayanmayan, baskı, tehdit, cebir veya hile ile alınan irade açıklamaları hukuki açıdan ayrıca değerlendirilir.

Cinsel Saldırı Suçunun Temel Şekli

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin birinci fıkrasına göre;

“Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Kanun koyucu, cinsel davranışlarla mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesini suçun temel şekli olarak düzenlemiştir.

Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması, kanunda öngörülen haller saklı kalmak kaydıyla ilgili usul hükümlerine göre yürütülmektedir.

Sarkıntılık Düzeyinde Kalan Cinsel Saldırı

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde, cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması ayrıca düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre bu durumda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Bir fiilin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı, olayın özellikleri, davranışın niteliği ve yargısal değerlendirme dikkate alınarak belirlenmektedir.

Vücuda Organ veya Sair Cisim Sokulması Suretiyle Cinsel Saldırı

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin ikinci fıkrasında daha ağır yaptırıma tabi bir hal düzenlenmiştir.

Maddeye göre;

“Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.”

Kanun koyucu, bu fiili suçun daha ağır bir şekli olarak kabul etmiş ve temel şekle göre daha yüksek ceza öngörmüştür.

Eşe karşı işlendiği iddia edilen bu fiiller bakımından ise soruşturma ve kovuşturma şartları yönünden kanunda özel bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Cinsel Saldırı Suçunun Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin üçüncü fıkrasında, cinsel saldırı suçunun belirli kişi veya koşullara karşı işlenmesi hâlinde uygulanacak daha ağır yaptırımlar düzenlenmiştir.

Kanun koyucu, mağdurun korunmaya daha fazla ihtiyaç duyduğu veya failin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullandığı durumlarda cezaların artırılmasını öngörmüştür.

Madde hükmüne göre aşağıdaki hallerde, cinsel saldırı suçu nedeniyle belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı İşlenmesi

Suçun;

  • ağır hastalık,
  • engellilik,
  • ileri yaş,
  • bilinç kaybı,
  • benzeri nedenlerle

kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Bu kişiler bakımından mağdurun içinde bulunduğu korunmasız durum dikkate alınarak daha ağır yaptırım uygulanmaktadır.

Kamu Görevinin, Vesayet veya Hizmet İlişkisinin Sağladığı Nüfuzun Kötüye Kullanılması

Failin;

  • kamu görevlisi olması,
  • vasi sıfatını taşıması,
  • hizmet ilişkisinden doğan güveni kötüye kullanması,

suretiyle suçu işlemesi de cezanın artırılmasını gerektiren hallerdendir.

Kanun koyucu, güven ilişkisini kötüye kullanan kişilerin daha ağır cezalandırılmasını amaçlamıştır.

Yakın Akrabalık İlişkisi İçerisinde Bulunan Kişiler Tarafından İşlenmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi, belirli aile bireyleri tarafından işlenen cinsel saldırı suçlarını da nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

Buna göre suçun;

  • üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımları,
  • üvey anne,
  • üvey baba,
  • üvey kardeş,
  • evlat edinen,
  • evlatlık,

tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu düzenleme ile aile içerisindeki güven ilişkisinin korunması amaçlanmaktadır.

Silahla veya Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi

Cinsel saldırı suçunun;

  • silahla,
  • birden fazla kişi tarafından birlikte,

işlenmesi de kanunda ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmiştir.

Bu durumlarda mağdur üzerindeki baskı ve tehlikenin arttığı kabul edildiğinden ceza artırılmaktadır.

Toplu Yaşam Alanlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanılması

Kanun koyucu;

  • öğrenci yurtları,
  • ceza infaz kurumları,
  • bakım evleri,
  • hastaneler,
  • askerî birlikler,
  • benzeri toplu yaşam alanlarının

sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen cinsel saldırıları da nitelikli hal kapsamında değerlendirmiştir.

Bu düzenleme ile mağdurların korunması amaçlanmaktadır.

Cebir ve Şiddet Sonucu Kasten Yaralama

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin dördüncü fıkrasında önemli bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Madde hükmüne göre;

“Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

Bu düzenleme uyarınca, cinsel saldırı suçunun işlenmesi sırasında kullanılan cebir veya şiddet, mağdur üzerinde ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun kasten yaralama hükümleri kapsamında değerlendirilecek ağır sonuçlar doğurmuşsa, fail yalnızca cinsel saldırı suçundan değil, şartları oluştuğu takdirde ilgili yaralama hükümleri bakımından da sorumlu tutulabilir.

Her somut olay, meydana gelen sonucun niteliği ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Mağdurun Bitkisel Hayata Girmesi veya Ölümü

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin beşinci fıkrası, cinsel saldırı suçunun en ağır sonucunu düzenlemektedir.

Madde hükmüne göre;

“Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”

Kanun koyucu, mağdurun yaşamını veya yaşam kalitesini geri dönülmez şekilde etkileyen bu sonuçları en ağır yaptırımlardan biri ile cezalandırmaktadır.

Bu hükmün uygulanabilmesi için meydana gelen ağır sonucun, cinsel saldırı fiiliyle hukuken bağlantılı olması gerekir.

Cinsel Saldırı Suçunda Şikâyet

Şikâyet konusu bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde farklı düzenlemeler bulunmaktadır.

Kanunda belirtilen haller dışında, soruşturma ve kovuşturma usulü ilgili ceza muhakemesi hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.

Özellikle maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen ve eşe karşı işlendiği iddia edilen fiiller bakımından, soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olduğu açıkça düzenlenmiştir.

Şikâyet şartının bulunup bulunmadığı her somut olayda ilgili kanun hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Cinsel Saldırı Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Cinsel saldırı suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme, isnat edilen fiilin niteliği ve kanunda öngörülen ceza dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yetkili mahkeme ise genel kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte, yeterli şüphenin bulunması halinde kamu davası açılmaktadır.

Bu tür soruşturma ve kovuşturmalarda;

  • mağdur ve şüpheli beyanları,
  • tanık anlatımları,
  • adli tıp raporları,
  • uzman incelemeleri,
  • dijital deliller,
  • kamera kayıtları,
  • diğer hukuka uygun deliller,

birlikte değerlendirilmektedir.

Cinsel Saldırı Suçunda Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde zamanaşımına ilişkin özel bir süre öngörülmemiştir.

Bu nedenle zamanaşımı bakımından Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmaktadır.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • suçun niteliği,
  • öngörülen ceza,
  • zamanaşımını kesen işlemler,
  • zamanaşımını durduran nedenler,

birlikte değerlendirilerek uygulanacak süre belirlenmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Cinsel saldırı suçu nedir?

Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen ve bir kişinin cinsel davranışlarla başka bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmesini konu alan suç tipidir. Suçun oluşup oluşmadığı, her somut olayın özellikleri ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Cinsel saldırı suçunun cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde, suçun işleniş biçimine göre farklı ceza miktarları öngörülmüştür.

  • Suçun temel şeklinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası,
  • Fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası,
  • Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle işlenmesi halinde ise on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmektedir.

Ayrıca kanunda düzenlenen nitelikli hallerin bulunması durumunda cezalar artırılabilmektedir.

Sarkıntılık ile cinsel saldırı arasındaki fark nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel davranışlar ayrıca düzenlenmiştir.

Bir fiilin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı, davranışın niteliği, süresi, gerçekleşme şekli ve olayın tüm özellikleri dikkate alınarak yargı mercileri tarafından değerlendirilmektedir.

Cinsel saldırı suçu şikâyete bağlı mıdır?

Şikâyet konusu bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde farklı düzenlemeler bulunmaktadır.

Özellikle maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen ve eşe karşı işlendiği iddia edilen fiiller bakımından soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olduğu açıkça düzenlenmiştir.

Bunun dışındaki durumlarda uygulanacak usul hükümleri ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Cinsel saldırı suçunda uzlaşma uygulanır mı?

Cinsel saldırı suçlarında uzlaştırma uygulanıp uygulanmayacağı, isnat edilen fiilin niteliği ve ilgili ceza muhakemesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Her somut olayın kendi özellikleri dikkate alınarak hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Cinsel saldırı suçunda hangi deliller önemlidir?

Bu tür soruşturmalarda olayın özelliklerine göre;

  • Mağdur ve şüpheli beyanları,
  • Tanık anlatımları,
  • Adli tıp raporları,
  • Uzman görüşleri,
  • Kamera kayıtları,
  • Dijital veriler,
  • Yazışmalar,
  • Diğer hukuka uygun deliller,

birlikte değerlendirilmektedir.

Hiçbir delil tek başına mutlak belirleyici değildir. Yargılama sürecinde tüm deliller bir bütün olarak incelenir.

Cinsel saldırı suçunda mağdur kadın olmak zorunda mıdır?

Hayır.

Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi bakımından mağdurun yalnızca kadın olması şart değildir. Kanun, cinsel dokunulmazlığı korumayı amaçlamakta olup, somut olayın özelliklerine göre mağdur kadın veya erkek olabilir.

Sonuç

Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen ve bireyin cinsel dokunulmazlığını, vücut bütünlüğünü ve cinsel özgürlüğünü korumayı amaçlayan en önemli suç tiplerinden biridir.

Kanun koyucu, suçun işleniş şekline göre farklı yaptırımlar öngörmüş; sarkıntılık düzeyinde kalan fiilleri, vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen eylemleri, nitelikli halleri ve mağdur üzerinde ağır sonuçlar doğuran durumları ayrı ayrı düzenlemiştir.

Cinsel saldırı suçuna ilişkin değerlendirmelerde yalnızca kanun metni değil; olayın oluş şekli, tarafların beyanları, toplanan deliller ve yargısal içtihatlar birlikte dikkate alınmaktadır.

Bu nedenle her olay kendi özellikleri çerçevesinde incelenmeli; mağdur ve şüpheli bakımından adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuki güvenceler gözetilerek değerlendirme yapılmalıdır.

Ceza yargılaması sürecinde hak kaybı yaşanmaması adına, somut olayın özelliklerine göre alanında uzman bir Ankara ceza hukuku avukatından hukuki destek alınması önem taşımaktadır.

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

Bu internet sitesinde yer alan tüm makale, hukuki değerlendirme, bilgi notu, görsel, tablo ve diğer içerikler; aksi açıkça belirtilmedikçe Av. Aybüke Uyma / Uyma Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve uluslararası telif hakkı düzenlemeleri kapsamında korunmaktadır.

Sitemizde yayımlanan içerikler düzenli olarak arşivlenmekte, elektronik kayıt altına alınmakta ve gerektiğinde içeriklerin oluşturulma tarihini ispatlamaya elverişli dijital kayıtlar muhafaza edilmektedir. Ayrıca internet ortamındaki izinsiz kopyalamalara karşı periyodik kontroller gerçekleştirilmektedir. İçeriklerin tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması, yeniden yayımlanması, farklı internet sitelerinde paylaşılması, yapay zekâ sistemlerine toplu veri olarak aktarılması, ticari amaçla kullanılması veya kaynak gösterilmeksizin aynen ya da büyük ölçüde benzer şekilde yayımlanması hukuka aykırıdır.

İzinsiz kullanımın tespiti hâlinde; ihlalin niteliğine göre erişimin engellenmesi, içeriğin kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile gerekli görülen diğer hukuki ve cezai başvurular dâhil olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Meslektaşlarımızın; bilimsel çalışma, hukuki araştırma ve dilekçelerinde, kaynak göstermek, meslek etik kurallarına uymak ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmek kaydıyla makale içeriklerinden yararlanmaları bakımından sakınca bulunmamaktadır. Bu sitede yer alan içeriklerin izinsiz çoğaltılması veya yeniden yayımlanması yerine, ilgili makalenin bağlantısının (URL) paylaşılması tavsiye edilmektedir.