tehdit suçu nedir, tehdit suçunun cezası, kadına karşı tehdit, malvarlığı tehdidi, ankara ceza avukatı, ceza hukuku

Tehdit Suçu Nedir?

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen ve bir kişinin, başka bir kimseyi veya onun yakınını gelecekte gerçekleşeceği bildirilen bir saldırı ya da kötülükle korkutmasını cezalandıran suç tipidir.

Kanun koyucu bu düzenleme ile bireylerin iç huzurunu, irade özgürlüğünü, kişisel güvenliğini ve toplumdaki güven duygusunu korumayı amaçlamaktadır.

Tehdit suçunda esas olan, mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli bir bildirimin yapılmasıdır. Suçun oluşması için tehdidin mutlaka gerçekleştirilmesi gerekmez.

Önemli olan, failin gelecekte bir saldırı veya kötülük gerçekleştireceğini bildirmesi ve bunun objektif olarak mağdur üzerinde korku yaratabilecek nitelikte olmasıdır.

Her somut olay kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmekte olup, tehdidin suç oluşturup oluşturmadığı; kullanılan ifadeler, taraflar arasındaki ilişki, olayın gerçekleşme şekli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde tehdit suçu şu şekilde düzenlenmiştir:

“Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.”

Kanun ayrıca;

  • malvarlığına yönelik büyük zarar verme tehdidini,
  • silahla tehdit edilmesini,
  • imzasız mektup veya kimliği gizleyerek tehdit edilmesini,
  • birden fazla kişiyle birlikte tehdit edilmesini,
  • suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak tehdit edilmesini,

daha ağır yaptırımlara bağlamıştır.

Tehdit Suçunun Koruduğu Hukuki Değer

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi ile korunan başlıca hukuki değerler şunlardır:

  • Kişinin huzur ve güvenliği,
  • İrade özgürlüğü,
  • Psikolojik bütünlük,
  • Yaşam hakkı ve vücut dokunulmazlığına ilişkin güven duygusu,
  • Toplum düzeni.

Kanun koyucu, bireylerin korkutularak baskı altına alınmasını önlemeyi ve kişilerin kendilerini güven içerisinde hissetmelerini sağlamayı amaçlamaktadır.

Tehdit Suçunun Unsurları

Fail

Tehdit suçunun faili herkes olabilir.

Kanunda fail bakımından özel bir sıfat aranmamıştır.

Gerçek kişi olan herkes, kanunda belirtilen tehdit içerikli davranışları gerçekleştirmesi halinde bu suçun faili olabilir.

Mağdur

Tehdit suçunun mağduru da herkes olabilir.

Kanun yalnızca mağdurun kendisine yönelik tehditleri değil, yakınlarının hayatına, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehditleri de suç kapsamında değerlendirmektedir.

Tehdidin Konusu

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında tehdit;

  • hayat,
  • vücut dokunulmazlığı,
  • cinsel dokunulmazlık

aleyhine gerçekleştirileceği bildirilen saldırılar şeklinde olabileceği gibi,

malvarlığı itibarıyla büyük zarar verme veya başka bir kötülük yapma yönündeki bildirimler de belirli şartlar altında tehdit suçunu oluşturabilmektedir.

Tehdidin Mağdur Üzerinde Korku Yaratmaya Elverişli Olması

Tehdit suçunun oluşabilmesi için kullanılan söz veya davranışın objektif olarak mağdur üzerinde korku ve endişe yaratabilecek nitelikte olması gerekir.

Her sert ifade tehdit suçu oluşturmaz.

Kullanılan sözlerin, söylendiği ortamın, taraflar arasındaki ilişkinin ve olayın tüm özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Tehdit Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesine göre;

  • Bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi halinde, fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
  • Failin mağduru malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratacağını veya başka bir kötülük edeceğini bildirmesi halinde ise, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir.

Kanunda düzenlenen nitelikli hallerin bulunması durumunda ise çok daha ağır yaptırımlar öngörülmektedir.

Tehdit Suçunun Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin ikinci fıkrasında, tehdit suçunun belirli yöntemlerle veya belirli koşullar altında işlenmesi hâlinde uygulanacak daha ağır yaptırımlar düzenlenmiştir.

Kanun koyucu, mağdur üzerinde daha yoğun korku ve baskı oluşturan bu durumları nitelikli hal olarak kabul etmiş ve temel suç tipine göre daha ağır hapis cezası öngörmüştür.

Bu hallerde fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir.

Silahla Tehdit Suçu

Tehdit suçunun silahla işlenmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Silahın fiilen kullanılması şart değildir. Tehdidin silahın sağladığı korkutucu etkiden yararlanılarak gerçekleştirilmesi yeterlidir.

Silah kavramı bakımından Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınmaktadır.

Silahlı tehdit, mağdur üzerinde oluşturduğu korkunun daha yoğun olması nedeniyle daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Kimliği Gizleyerek veya İmzasız Mektupla Tehdit

Kanun koyucu;

  • kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyarak,
  • imzasız mektupla,
  • özel işaretler kullanarak,

tehditte bulunulmasını da nitelikli hal olarak kabul etmiştir.

Bu düzenleme ile failin kimliğini gizleyerek mağdur üzerindeki baskıyı artırmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Günümüzde bu hüküm; anonim hesaplar, sahte profiller veya kimliğin gizlenmesine yönelik benzer yöntemlerin değerlendirilmesinde de somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilmektedir.

Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit

Tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi de Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında nitelikli haldir.

Birden fazla failin birlikte hareket etmesi, mağdur üzerinde oluşan korku ve baskıyı artırdığı için kanun koyucu daha ağır yaptırım öngörmüştür.

Bu durumda faillerin birlikte hareket etme iradesinin bulunup bulunmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanılarak Tehdit

Kanun koyucu, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak gerçekleştirilen tehditleri de daha ağır şekilde cezalandırmaktadır.

Bu durumda failin gerçekten örgüt üyesi olması her zaman zorunlu değildir.

Önemli olan, mağdur üzerinde suç örgütünün varlığı veya etkisi kullanılarak korku oluşturulmaya çalışılmasıdır.

Kadına Karşı İşlenen Tehdit Suçu

12 Mayıs 2022 tarihinde yürürlüğe giren kanun değişikliği ile Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesine önemli bir düzenleme eklenmiştir.

Buna göre;

Tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde verilecek hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Bu düzenleme ile kadına yönelik şiddet ve tehdit fiilleri karşısında daha etkili bir ceza politikası benimsenmesi amaçlanmıştır.

Malvarlığına Yönelik Tehdit

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi yalnızca yaşam veya vücut bütünlüğüne yönelik tehditleri değil, belirli malvarlığı tehditlerini de cezalandırmaktadır.

Buna göre;

kişinin malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratılacağından veya başka bir kötülük yapılacağından bahsedilmesi de tehdit suçunu oluşturabilir.

Bu suç tipi, temel tehdit suçundan farklı olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

WhatsApp, SMS ve Sosyal Medya Üzerinden Tehdit

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tehdit suçu;

  • WhatsApp mesajları,
  • SMS,
  • elektronik posta,
  • Instagram,
  • Facebook,
  • X (Twitter),
  • Telegram,
  • diğer mesajlaşma uygulamaları,

aracılığıyla da işlenebilmektedir.

Tehdit suçunun oluşması bakımından kullanılan iletişim aracından ziyade, gönderilen mesajın içeriği ve mağdur üzerinde korku yaratmaya elverişli olup olmadığı önem taşımaktadır.

Elektronik ortamda gerçekleştirilen tehdit iddialarında yazışmalar, ekran görüntüleri, dijital kayıtlar ve diğer hukuka uygun deliller ceza yargılamasında değerlendirilebilmektedir.

Tehdit Amacıyla Yaralama veya Mala Zarar Verme

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin üçüncü fıkrasında önemli bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Buna göre;

failin tehdit amacıyla;

  • kasten öldürme,
  • kasten yaralama,
  • mala zarar verme,

suçlarından birini işlemesi hâlinde yalnızca tehdit suçundan değil, ayrıca gerçekleştirilen bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.

Böylece tehdidin fiili saldırıyla desteklenmesi durumunda her suç, kendi hükmü çerçevesinde ayrıca değerlendirilmektedir.

Tehdit Suçunda Şikâyet ve Soruşturma

Şikâyet bakımından tehdit suçunun temel şekilleri arasında ayrım bulunmaktadır.

Hayata, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler bakımından uygulanacak usul hükümleri ile malvarlığına yönelik tehditlerde uygulanacak şikâyet şartı farklılık gösterebilmektedir.

Bu nedenle hangi tehdidin hangi fıkra kapsamında değerlendirileceği somut olayın özelliklerine göre belirlenmektedir.

Tehdit Suçunda Deliller

Tehdit suçunun ispatında ceza muhakemesinin genel delil kuralları uygulanmaktadır.

Somut olayın özelliğine göre;

  • mağdur ve şüpheli beyanları,
  • tanık anlatımları,
  • WhatsApp yazışmaları,
  • SMS kayıtları,
  • elektronik postalar,
  • sosyal medya mesajları,
  • ses kayıtları (hukuka uygun elde edilmiş olması kaydıyla),
  • kamera görüntüleri,
  • bilirkişi raporları,
  • diğer hukuka uygun deliller,

mahkeme tarafından birlikte değerlendirilmektedir.

Hiçbir delil tek başına kesin sonuç doğurmaz. Hüküm, dosyadaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilerek kurulur.

Tehdit Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tehdit suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme, isnat edilen fiilin niteliği ve kanunda öngörülen yaptırım dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte; yeterli şüphenin bulunması hâlinde kamu davası açılmaktadır.

Tehdit Suçunda Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı bakımından Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmaktadır.

Zamanaşımı süresi belirlenirken;

  • suçun işlendiği tarih,
  • öngörülen ceza miktarı,
  • zamanaşımını kesen nedenler,
  • zamanaşımını durduran nedenler,

birlikte değerlendirilmektedir.

Her somut olay bakımından zamanaşımı ayrıca incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tehdit suçu nedir?

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen ve bir kişinin kendisine veya yakınına yönelik gelecekte bir saldırı ya da kötülük gerçekleştirileceğinin bildirilmesi suretiyle korkutulmasını cezalandıran suç tipidir. Suçun oluşabilmesi için tehdidin mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.

Tehdit suçunun cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesine göre;

  • Bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı tehdidinde bulunulması halinde fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir.
  • Suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
  • Malvarlığına yönelik büyük zarar verme veya sair kötülük tehdidinde ise, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir.

Nitelikli hallerin bulunması durumunda ise iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

WhatsApp veya sosyal medya üzerinden tehdit suç olur mu?

Evet.

Tehdit suçunun oluşması bakımından tehdidin hangi iletişim aracıyla yapıldığı değil, içeriğinin mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olup olmadığı önem taşımaktadır.

Bu nedenle WhatsApp, SMS, elektronik posta, Instagram, Facebook, X (Twitter), Telegram ve benzeri dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen tehdit içerikli mesajlar da somut olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında değerlendirilebilir.

Silahla tehdit suçunun cezası daha mı ağırdır?

Evet.

Silahla tehdit, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli hallerden biridir.

Bu durumda fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Tehdit suçunda şikâyet gerekli midir?

Bu sorunun cevabı, tehdidin niteliğine göre değişmektedir.

Hayata, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ile malvarlığına yönelik tehdit bakımından farklı usul hükümleri uygulanmaktadır.

Bu nedenle somut olayın hangi fıkra kapsamında değerlendirileceğinin belirlenmesi önem taşımaktadır.

Tehdit suçunda hangi deliller kullanılabilir?

Tehdit suçunun ispatında;

  • Taraf beyanları,
  • Tanık anlatımları,
  • WhatsApp ve SMS yazışmaları,
  • Elektronik postalar,
  • Sosyal medya mesajları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses kayıtları,
  • Bilirkişi raporları,
  • Diğer hukuka uygun deliller,

mahkeme tarafından birlikte değerlendirilmektedir.

Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan deliller de olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Hakaret ile tehdit suçu arasındaki fark nedir?

Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik söz veya davranışları cezalandırırken; tehdit suçu, mağdur üzerinde gelecekte gerçekleşeceği bildirilen bir saldırı veya kötülük nedeniyle korku oluşturmayı amaçlayan fiilleri konu almaktadır.

Bu nedenle iki suç tipi farklı hukuki değerleri korumakta olup, somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

Sonuç

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen ve bireylerin huzurunu, güvenliğini ve irade özgürlüğünü korumayı amaçlayan önemli suç tiplerinden biridir.

Kanun koyucu, kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik hayat, vücut bütünlüğü ya da cinsel dokunulmazlığa ilişkin saldırı tehdidini hapis cezası ile yaptırıma bağlamış; silahla, birden fazla kişi tarafından, kimlik gizlenerek veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenen tehdit fiillerini ise daha ağır şekilde cezalandırmıştır.

2022 yılında yapılan kanun değişikliği ile kadına karşı işlenen tehdit suçlarında cezanın alt sınırının artırılması, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında önemli bir adım olmuştur.

Günümüzde tehdit suçları yalnızca yüz yüze değil; WhatsApp, kısa mesaj, elektronik posta ve sosyal medya platformları aracılığıyla da işlenebilmektedir.

Bu nedenle dijital ortamdaki yazışmalar ve diğer elektronik deliller, ceza yargılamasında önemli bir ispat aracı hâline gelmiştir.

Tehdit suçunun oluşup oluşmadığı, kullanılan ifadeler, taraflar arasındaki ilişki, olayın gerçekleşme biçimi ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir.

Bu nedenle ceza soruşturması veya kovuşturması sürecinde hak kaybı yaşanmaması adına somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması önem taşımaktadır.

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

Bu internet sitesinde yer alan tüm makale, hukuki değerlendirme, bilgi notu, görsel, tablo ve diğer içerikler; aksi açıkça belirtilmedikçe Av. Aybüke Uyma / Uyma Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve uluslararası telif hakkı düzenlemeleri kapsamında korunmaktadır.

Sitemizde yayımlanan içerikler düzenli olarak arşivlenmekte, elektronik kayıt altına alınmakta ve gerektiğinde içeriklerin oluşturulma tarihini ispatlamaya elverişli dijital kayıtlar muhafaza edilmektedir. Ayrıca internet ortamındaki izinsiz kopyalamalara karşı periyodik kontroller gerçekleştirilmektedir. İçeriklerin tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması, yeniden yayımlanması, farklı internet sitelerinde paylaşılması, yapay zekâ sistemlerine toplu veri olarak aktarılması, ticari amaçla kullanılması veya kaynak gösterilmeksizin aynen ya da büyük ölçüde benzer şekilde yayımlanması hukuka aykırıdır.

İzinsiz kullanımın tespiti hâlinde; ihlalin niteliğine göre erişimin engellenmesi, içeriğin kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile gerekli görülen diğer hukuki ve cezai başvurular dâhil olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Meslektaşlarımızın; bilimsel çalışma, hukuki araştırma ve dilekçelerinde, kaynak göstermek, meslek etik kurallarına uymak ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmek kaydıyla makale içeriklerinden yararlanmaları bakımından sakınca bulunmamaktadır. Bu sitede yer alan içeriklerin izinsiz çoğaltılması veya yeniden yayımlanması yerine, ilgili makalenin bağlantısının (URL) paylaşılması tavsiye edilmektedir.