Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu (TCK m.114)

siyasi hakların engellenmesi suçu, siyasi partilerin kapatılması, seçme ve seçilme hakkının engellenmesi, ceza hukuku, ceza avukatı

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir?

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenen ve kişilerin demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olan siyasi hak ve özgürlüklerini cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışlarla kullanmalarının engellenmesini cezalandıran suç tipidir.

Bu suç ile korunan temel hukuki değer, bireylerin serbest siyasi iradelerini açıklayabilme ve siyasi tercihlerini özgürce kullanabilme hakkı, demokratik seçim düzeni ve siyasi hayatın özgür şekilde işlemesidir.

Kanun koyucu, kişilerin siyasi görüşlerini baskı altında kalmadan açıklayabilmelerini, siyasi partilere katılıp katılmama konusunda özgür iradeleriyle karar verebilmelerini ve seçimle gelinen kamu görevlerine aday olabilmelerini anayasal güvence altındaki temel haklar arasında kabul etmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi yalnızca bireylerin siyasi tercihlerini değil, siyasi partilerin hukuka uygun faaliyetlerini de ceza hukuku koruması altına almaktadır.

Her somut olay; kullanılan cebir veya tehdidin niteliği, engellemenin şekli, mağdur üzerindeki etkisi ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek incelenmektedir.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu şu şekilde düzenlenmiştir:

Bir kimseye karşı; bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya ya da seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde ise fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Madde, bireylerin siyasi tercih özgürlüğünü koruduğu gibi siyasi partilerin demokratik faaliyetlerinin kesintisiz yürütülmesini de güvence altına almaktadır.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Koruduğu Hukuki Değer

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi ile korunan başlıca hukuki değerler şunlardır:

  • Siyasi hak ve özgürlükler,
  • Demokratik seçim düzeni,
  • Serbest siyasi irade,
  • Siyasi partilerin faaliyet özgürlüğü,
  • Demokratik toplum düzeni,
  • Hukuk devleti ilkesi.

Bu suç, yalnızca bireysel bir hakkın ihlali değil; aynı zamanda demokratik sistemin işleyişine yönelen bir saldırı niteliği de taşıyabilir.

Siyasi Hakların Anayasal Güvencesi

Siyasi hak ve özgürlükler, demokratik hukuk devletinin temel unsurlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da bireylerin siyasi yaşama özgürce katılabilmelerini güvence altına almış ve bu hakların korunmasına ilişkin çeşitli düzenlemelere yer vermiştir.

Anayasa’nın 67. maddesi, vatandaşların seçme, seçilme, bağımsız veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma haklarını güvence altına almaktadır.

Bu düzenleme ile bireylerin siyasi tercihlerini serbest iradeleriyle oluşturabilmeleri ve demokratik sürece özgür biçimde katılabilmeleri anayasal koruma altına alınmıştır.

Bunun yanında Anayasa’nın 68. maddesinde, siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Siyasi partilerin kurulması, faaliyetlerini sürdürmesi ve demokratik yaşam içerisindeki işlevlerini yerine getirmesi, çoğulcu demokrasinin sağlıklı şekilde işlemesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi de bu anayasal güvencelerin ceza hukuku alanındaki yansımasını oluşturmaktadır.

Kanun koyucu, kişilerin siyasi tercihlerini baskı altında kalmadan kullanabilmelerini, siyasi partilere üye olma veya olmama konusunda özgür iradeleriyle karar verebilmelerini, siyasi faaliyetlere katılabilmelerini ve seçimle gelinen kamu görevlerine aday olabilmelerini koruma altına almıştır.

Aynı zamanda siyasi partilerin hukuka uygun faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı diğer davranışlarla engellenmesini de suç olarak düzenleyerek demokratik siyasi hayatın güven içinde sürdürülmesini amaçlamıştır.

Bu yönüyle TCK’nın 114. maddesi yalnızca bireysel siyasi hakları koruyan bir ceza normu değil, aynı zamanda Anayasa’da güvence altına alınan demokratik hukuk devleti ilkesini ve çoğulcu siyasi yaşamı koruyan önemli bir düzenleme niteliği taşımaktadır.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Unsurları

Fail

Bu suçun faili herkes olabilir.

Kanunda fail bakımından herhangi bir özel sıfat aranmamıştır.

Gerçek kişi olan herkes, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde bu suçun faili olabilir.

Mağdur

Suçun mağduru;

  • bir siyasi partiye üye olmak veya olmamak konusunda baskı altına alınan kişiler,
  • siyasi parti faaliyetlerine katılması ya da katılmaması yönünde zorlanan kişiler,
  • siyasi partiden ayrılmaya veya görevinden istifa etmeye zorlanan kişiler,
  • seçimle gelinen bir kamu görevine aday olmamaya zorlanan kişiler,
  • seçildiği görevden ayrılmaya zorlanan kişiler,
  • siyasi partiler,

olabilir.

Birinci fıkrada mağdur çoğunlukla gerçek kişi iken, ikinci fıkrada doğrudan siyasi partilerin faaliyet özgürlüğü de korunmaktadır.

Suçun Birinci Fıkra Kapsamındaki Seçimlik Hareketleri

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasında, cebir veya tehdit kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli seçimlik hareketler düzenlenmiştir.

Siyasi Partiye Üye Olmaya veya Olmamaya Zorlama

Hiç kimse bir siyasi partiye üye olmaya ya da üye olmamaya zorlanamaz.

Bir kişinin siyasi tercihine müdahale edilerek cebir veya tehdit yoluyla belirli bir siyasi partiye üye olması ya da üyelikten kaçınması yönünde baskı kurulması hâlinde suç oluşabilir.

Siyasi Parti Faaliyetlerine Katılmaya veya Katılmamaya Zorlama

Kişilerin siyasi parti toplantılarına, kongrelerine, seçim çalışmalarına veya diğer siyasi faaliyetlere katılıp katılmama konusunda özgür iradeleriyle karar verme hakları bulunmaktadır.

Bu konuda cebir veya tehdit kullanılarak baskı kurulması da TCK’nın 114. maddesi kapsamında suç teşkil edebilir.

Siyasi Partiden veya Parti Görevinden Ayrılmaya Zorlama

Bir kişinin siyasi parti üyeliğinden ayrılması veya parti yönetimindeki görevini bırakması yönünde cebir veya tehdit kullanılması da madde kapsamında yaptırıma bağlanmıştır.

Kanun koyucu, siyasi faaliyetlerin baskı altında yürütülmesini önlemeyi amaçlamaktadır.

Seçimle Gelinen Kamu Görevine Aday Olmamaya veya Görevden Ayrılmaya Zorlama

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi, seçim yoluyla gelinen kamu görevlerine aday olmayı veya seçildikten sonra görevde kalmayı da koruma altına almaktadır.

Bir kişinin;

  • aday olmaktan vazgeçmeye,
  • adaylığını geri çekmeye,
  • seçildiği görevden istifa etmeye,

cebir veya tehdit kullanılarak zorlanması hâlinde suç oluşabilir.

Siyasi Parti Faaliyetlerinin Engellenmesi (TCK m.114/2)

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinin ikinci fıkrasında, siyasi partilerin faaliyetlerinin engellenmesi bağımsız bir suç olarak düzenlenmiştir.

Bu hükme göre;

Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Birinci fıkrada bireylerin siyasi hak ve özgürlükleri korunurken, ikinci fıkrada doğrudan siyasi partilerin demokratik faaliyetlerini sürdürebilme özgürlüğü güvence altına alınmaktadır.

Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Bu nedenle kanun koyucu, siyasi partilerin hukuka uygun faaliyetlerinin cebir, tehdit veya diğer hukuka aykırı yöntemlerle engellenmesini ayrıca yaptırıma bağlamıştır.

Bu kapsamda;

  • siyasi parti toplantılarının engellenmesi,
  • parti kongrelerinin yapılmasının hukuka aykırı şekilde önlenmesi,
  • seçim çalışmalarının cebir veya tehditle engellenmesi,
  • parti binalarında yürütülen hukuka uygun faaliyetlerin durdurulması,

gibi fiiller, somut olayın özelliklerine göre TCK’nın 114. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilebilir.

Her olayda kullanılan yöntemin niteliği, engellemenin kapsamı ve faaliyet üzerindeki etkisi ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

Cebir ve Tehdit Unsuru

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde suçun oluşabilmesi için temel seçimlik hareket cebir veya tehdit kullanılmasıdır.

Cebir, kişinin iradesini fiziksel güç kullanarak baskı altına almayı ifade ederken; tehdit ise mağdurun geleceğe yönelik ciddi bir zarar göreceği korkusuyla iradesinin etkilenmesini ifade etmektedir.

Bunun yanında maddenin ikinci fıkrasında, siyasi parti faaliyetlerinin yalnızca cebir veya tehditle değil, hukuka aykırı başka davranışlarla engellenmesi de suç olarak kabul edilmiştir.

Dolayısıyla siyasi parti faaliyetlerini hukuka aykırı şekilde fiilen imkânsız hâle getiren veya ciddi ölçüde aksatan diğer davranışlar da, somut olayın özelliklerine göre suçun oluşmasına neden olabilir.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Ortak Hüküm (TCK m.119)

Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesinde, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından uygulanacak ortak ağırlaştırıcı nedenler düzenlenmiştir.

Bu hüküm yalnızca TCK’nın 114. maddesinde düzenlenen suçu değil; aynı bölümde yer alan;

  • eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi,
  • kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi,
  • inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi,
  • konut dokunulmazlığının ihlali,
  • iş ve çalışma hürriyetinin ihlali,

suçları bakımından da uygulanmaktadır.

Silahla İşlenmesi

Suçun silahla işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Silahın oluşturduğu baskı ve korkutucu etki nedeniyle kanun koyucu bu hâli ağırlaştırıcı neden olarak kabul etmiştir.

Kimliğin Gizlenerek İşlenmesi

Failin;

  • kendisini tanınmayacak hâle koyması,
  • imzasız mektup kullanması,
  • özel işaretlerden yararlanması,

suretiyle suçu işlemesi de ortak ağırlaştırıcı nedenlerden biridir.

Bu düzenleme, failin kimliğini gizleyerek mağdur üzerinde daha yoğun baskı oluşturmasını önlemeyi amaçlamaktadır.

Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde de verilecek ceza bir kat artırılır.

Birden fazla failin birlikte hareket etmesi, mağdur üzerindeki baskıyı artırdığı için daha ağır yaptırım öngörülmüştür.

Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanılması

Suçun, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi de ortak ağırlaştırıcı nedenlerden biridir.

Bu düzenleme ile örgütlerin oluşturduğu korku ortamının siyasi hak ve özgürlükler üzerinde baskı aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmek istenmiştir.

Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuzun Kötüye Kullanılması

Suçun kamu görevinin sağladığı yetki veya nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Kanun koyucu, kamu gücünün bireylerin siyasi tercihlerini etkilemek amacıyla kullanılmasını daha ağır şekilde cezalandırmaktadır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama Hâllerinin Gerçekleşmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesinin ikinci fıkrasına göre, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda yalnızca TCK’nın 114. maddesi uygulanmaz.

Bu durumda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanır.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Deliller

Bu suçun ispatında ceza muhakemesinin genel ispat kuralları uygulanmaktadır.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • mağdur ve şüpheli beyanları,
  • tanık anlatımları,
  • güvenlik kamerası görüntüleri,
  • ses ve görüntü kayıtları,
  • elektronik yazışmalar,
  • siyasi parti kayıtları,
  • resmi tutanaklar,
  • bilirkişi raporları,
  • diğer hukuka uygun deliller,

birlikte değerlendirilmektedir.

Mahkeme, dosyada bulunan tüm delilleri bir bütün hâlinde inceleyerek karar vermektedir.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme, isnat edilen fiilin hukuki niteliği ve kanunda öngörülen yaptırım dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte, yeterli şüphenin bulunması hâlinde kamu davası açılmaktadır.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle dava ve ceza zamanaşımı bakımından Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmaktadır.

Her somut olayda;

  • suç tarihi,
  • suç için öngörülen ceza,
  • zamanaşımını kesen işlemler,
  • zamanaşımını durduran nedenler,

birlikte değerlendirilerek zamanaşımı süresi belirlenmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedir?

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenen ve kişilerin siyasi tercihlerini özgür iradeleriyle kullanmalarının cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışlarla engellenmesini cezalandıran suç tipidir.

Bu suç ile bireylerin siyasi hakları, demokratik seçim düzeni ve siyasi partilerin faaliyet özgürlüğü korunmaktadır.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesine göre;

  • bir kişiyi siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya,
  • siyasi parti faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya,
  • siyasi partiden veya parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
  • seçimle gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,

cebir veya tehdit kullanarak zorlayan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Bunun yanında, bir siyasi partinin faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranışlarla engellenmesi hâlinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanmaktadır.

Bir kişiyi siyasi partiye üye olmaya zorlamak suç mudur?

Evet.

Hiç kimse bir siyasi partiye üye olmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

Bir kişinin siyasi tercihine cebir veya tehdit yoluyla müdahale edilmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi kapsamında cezai sorumluluk doğabilir.

Siyasi parti faaliyetlerinin engellenmesi ayrı bir suç mudur?

Evet.

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinin ikinci fıkrasında siyasi partilerin faaliyetlerinin engellenmesi bağımsız bir suç olarak düzenlenmiştir.

Bu kapsamda siyasi partilerin toplantılarının, kongrelerinin veya hukuka uygun diğer faaliyetlerinin cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka davranışlarla engellenmesi hâlinde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir.

Seçimle gelinen bir kamu görevinden istifaya zorlamak suç oluşturur mu?

Evet.

Bir kişinin belediye başkanlığı, muhtarlık veya diğer seçimle gelinen kamu görevlerinden ayrılması amacıyla cebir veya tehdit kullanılması, Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrası kapsamında suç oluşturabilir.

Kanun koyucu, seçme ve seçilme hakkının yanı sıra seçilen kişinin görevini özgür iradesiyle sürdürebilmesini de koruma altına almıştır.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda cebir veya tehdit kullanılması zorunlu mudur?

Birinci fıkrada düzenlenen seçimlik hareketlerin suç oluşturabilmesi için cebir veya tehdit kullanılması gerekir.

Ancak ikinci fıkrada düzenlenen siyasi parti faaliyetlerinin engellenmesi suçu bakımından yalnızca cebir veya tehdit değil, hukuka aykırı başka davranışlarla gerçekleştirilen engellemeler de suç kapsamında değerlendirilebilir.

TCK 119 bu suç bakımından nasıl uygulanır?

Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından ortak ağırlaştırıcı nedenleri düzenlemektedir.

Suçun;

  • silahla,
  • kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup veya özel işaretlerle,
  • birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak,
  • kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi sırasında yaralama meydana gelirse ne olur?

Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda yalnızca TCK’nın 114. maddesi uygulanmaz.

Bu durumda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanır.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nasıl ispat edilir?

Bu suçun ispatında;

  • mağdur ve şüpheli beyanları,
  • tanık anlatımları,
  • güvenlik kamerası kayıtları,
  • ses ve görüntü kayıtları,
  • elektronik yazışmalar,
  • siyasi parti kayıtları,
  • resmi belgeler,
  • bilirkişi raporları,
  • diğer hukuka uygun deliller,

birlikte değerlendirilmektedir.

Mahkeme, dosya kapsamındaki tüm delilleri bir bütün hâlinde inceleyerek karar vermektedir.

Sonuç

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenen ve demokratik toplum düzeninin temelini oluşturan siyasi hak ve özgürlükleri korumayı amaçlayan önemli suç tiplerinden biridir.

Kanun koyucu, bireylerin siyasi tercihlerini baskı altında kalmadan belirleyebilmelerini, siyasi partilere üye olma veya olmama konusunda özgürce karar verebilmelerini, siyasi faaliyetlere katılabilmelerini ve seçimle gelinen kamu görevlerine aday olabilmelerini ceza hukuku koruması altına almıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise siyasi partilerin hukuka uygun faaliyetlerinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranışlarla engellenmesi ayrıca yaptırıma bağlanarak demokratik siyasi hayatın kesintisiz işlemesi güvence altına alınmıştır.

Bunun yanında, Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesinde düzenlenen ortak hüküm uyarınca suçun silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılmaktadır.

Suçun işlenmesi sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama hâllerinin gerçekleşmesi durumunda ise fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanmaktadır.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun oluşup oluşmadığı; kullanılan cebir veya tehdidin niteliği, mağdurun iradesi üzerindeki etkisi, siyasi faaliyetin engellenme biçimi ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir.

Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hak kaybı yaşanmaması adına somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması önem taşımaktadır.

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

Bu internet sitesinde yer alan tüm makale, hukuki değerlendirme, bilgi notu, görsel, tablo ve diğer içerikler; aksi açıkça belirtilmedikçe Av. Aybüke Uyma / Uyma Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve uluslararası telif hakkı düzenlemeleri kapsamında korunmaktadır.

Sitemizde yayımlanan içerikler düzenli olarak arşivlenmekte, elektronik kayıt altına alınmakta ve gerektiğinde içeriklerin oluşturulma tarihini ispatlamaya elverişli dijital kayıtlar muhafaza edilmektedir. Ayrıca internet ortamındaki izinsiz kopyalamalara karşı periyodik kontroller gerçekleştirilmektedir. İçeriklerin tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması, yeniden yayımlanması, farklı internet sitelerinde paylaşılması, yapay zekâ sistemlerine toplu veri olarak aktarılması, ticari amaçla kullanılması veya kaynak gösterilmeksizin aynen ya da büyük ölçüde benzer şekilde yayımlanması hukuka aykırıdır.

İzinsiz kullanımın tespiti hâlinde; ihlalin niteliğine göre erişimin engellenmesi, içeriğin kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile gerekli görülen diğer hukuki ve cezai başvurular dâhil olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Meslektaşlarımızın; bilimsel çalışma, hukuki araştırma ve dilekçelerinde, kaynak göstermek, meslek etik kurallarına uymak ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmek kaydıyla makale içeriklerinden yararlanmaları bakımından sakınca bulunmamaktadır. Bu sitede yer alan içeriklerin izinsiz çoğaltılması veya yeniden yayımlanması yerine, ilgili makalenin bağlantısının (URL) paylaşılması tavsiye edilmektedir.