Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK m.109)

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel amaçla hürriyeti engelleme, nitelikli halleri, ceza hukuku, ankara ceza avukatı

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen ve bir kişinin hukuka aykırı şekilde bir yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün engellenmesini cezalandıran suç tipidir.

Bu suç ile korunan temel hukuki değer, kişinin hareket özgürlüğü ve kişi hürriyetidir.

Kişinin belirli bir yere gitmesinin engellenmesi, bulunduğu yerden ayrılmasına izin verilmemesi veya iradesi dışında belirli bir yerde tutulması, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde bu suçun oluşmasına neden olabilir.

Suçun oluşabilmesi için mağdurun özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırılması şart değildir. Hareket serbestisinin hukuka aykırı biçimde sınırlandırılması yeterli olabilmektedir.

Her somut olay; mağdurun bulunduğu ortam, özgürlüğünün ne şekilde kısıtlandığı, kullanılan yöntem ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek incelenmektedir.

Kanun Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şu şekilde düzenlenmiştir:

“Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”

Kanun ayrıca;

  • cebir,
  • tehdit,
  • hile,
  • silah kullanılması,
  • birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi,
  • kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması,
  • üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı işlenmesi,
  • çocuğa veya kendisini savunamayacak kişilere karşı işlenmesi,
  • cinsel amaçla işlenmesi,

gibi durumlarda daha ağır yaptırımlar öngörmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 110. maddesinde ise bu suç bakımından etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Koruduğu Hukuki Değer

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesi ile korunan başlıca hukuki değerler şunlardır:

  • Kişi özgürlüğü,
  • Hareket serbestisi,
  • Kişi güvenliği,
  • İnsan onuru.

Anayasa ile güvence altına alınan kişi hürriyeti, ceza hukuku bakımından da özel olarak korunmaktadır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurları

Fail

Bu suçun faili herkes olabilir.

Kanunda fail bakımından özel bir sıfat aranmamıştır.

Gerçek kişi olan herkes, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde bu suçun faili olabilir.

Mağdur

Bu suçun mağduru da herkes olabilir.

Özellikle çocuklar ile beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenmesi hâlinde daha ağır cezalar uygulanmaktadır.

Hareket Özgürlüğünün Hukuka Aykırı Şekilde Engellenmesi

Suçun temel unsurunu, mağdurun hareket özgürlüğünün hukuka aykırı olarak sınırlandırılması oluşturmaktadır.

Bu durum;

  • bir odada kilitli tutulması,
  • dışarı çıkmasının engellenmesi,
  • belirli bir yere gitmesine izin verilmemesi,
  • zorla bir araçta tutulması,
  • bulunduğu yerden ayrılmasının engellenmesi,

gibi farklı şekillerde ortaya çıkabilir.

Önemli olan, mağdurun serbest hareket etme iradesinin hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılmasıdır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesine göre;

  • Bir kimsenin hukuka aykırı olarak hareket özgürlüğünden yoksun bırakılması hâlinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanmaktadır.
  • Fiilin cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi hâlinde ise iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.

Kanunda düzenlenen nitelikli hâllerin bulunması durumunda uygulanacak ceza ayrıca artırılmaktadır.

TCK 110 Kapsamında Etkin Pişmanlık

Türk Ceza Kanunu’nun 110. maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü içermektedir.

Maddeye göre;

suçu işleyen kişinin;

  • soruşturmaya başlanmadan önce,
  • mağdurun şahsına herhangi bir zarar vermeksizin,
  • kendi iradesiyle,
  • güvenli bir yerde serbest bırakması,

hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadar indirilmesi mümkündür.

Bu düzenleme ile mağdurun güvenli şekilde özgürlüğüne kavuşmasının teşvik edilmesi amaçlanmıştır.

Cebir, Tehdit veya Hile Kullanılarak İşlenmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin ikinci fıkrasında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Bu durumda fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır.

Cebir Kullanılması

Mağdurun hareket özgürlüğünün fiziksel güç kullanılarak ortadan kaldırılması hâlinde cebir söz konusudur.

Örneğin;

  • mağdurun zorla bir araca bindirilmesi,
  • bir odada tutulması,
  • çıkışının fiziksel güç kullanılarak engellenmesi,

gibi fiiller, somut olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.

Tehdit Kullanılması

Failin mağduru veya yakınlarını korkutarak hareket özgürlüğünü kısıtlaması da bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Burada önemli olan, tehdidin mağdur üzerinde hareket serbestisini ortadan kaldıracak ölçüde etkili olmasıdır.

Hile Kullanılması

Failin mağduru aldatıcı davranışlarla belirli bir yere götürmesi veya bulunduğu yerden ayrılmasını engellemesi de madde kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Hilenin varlığı ve etkisi her somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmektedir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin üçüncü fıkrasında suçun daha ağır cezayı gerektiren hâlleri düzenlenmiştir.

Bu hallerde temel cezaya göre bir kat artırıma gidilmektedir.

Silahla İşlenmesi

Suçun silahla işlenmesi, mağdur üzerindeki baskıyı artırdığı için nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

Silahın kullanılış şekli ve olay üzerindeki etkisi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi

Birden fazla kişinin birlikte hareket ederek mağdurun özgürlüğünü kısıtlaması hâlinde daha ağır ceza uygulanmaktadır.

Kanun koyucu, mağdur üzerindeki baskının artmasını dikkate almıştır.

Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi

Suçun mağdurun yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi de nitelikli haldir.

Bu düzenleme ile kamu görevlilerinin görevlerini güven içerisinde yerine getirebilmeleri amaçlanmaktadır.

Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuzun Kötüye Kullanılması

Kamu görevinin sağladığı yetki veya nüfuz kullanılarak işlenen fiiller de daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Bu düzenleme, kamu gücünün kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlamaktadır.

Üstsoy, Altsoy, Eş veya Boşanılan Eşe Karşı İşlenmesi

Kanun koyucu aile içindeki güven ilişkisini dikkate alarak;

  • üstsoya,
  • altsoya,
  • eşe,
  • boşanılan eşe,

karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

Çocuğa veya Kendisini Savunamayacak Durumdaki Kişilere Karşı İşlenmesi

Suçun;

  • çocuğa,
  • beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere,

karşı işlenmesi de daha ağır cezayı gerektirmektedir.

Bu düzenleme ile korunmaya ihtiyaç duyan kişilerin kişi özgürlüğü daha güçlü şekilde güvence altına alınmıştır.

Mağdurun Ekonomik Bakımdan Önemli Bir Kayba Uğraması

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin dördüncü fıkrasında özel bir sonuç düzenlenmiştir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur açısından ekonomik bakımdan önemli bir kayba neden olması hâlinde, fail hakkında ayrıca bin güne kadar adli para cezasına hükmolunabilir.

Ekonomik kaybın varlığı ve önem derecesi, her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmektedir.

Suçun Cinsel Amaçla İşlenmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin beşinci fıkrasında, suçun cinsel amaçla işlenmesi daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Bu durumda yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Kanun koyucu, mağdurun kişi özgürlüğünün cinsel amaçla ihlal edilmesini daha ağır şekilde cezalandırmayı amaçlamıştır.

Kasten Yaralama ile Birlikte İşlenmesi

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin altıncı fıkrasında önemli bir düzenleme yer almaktadır.

Buna göre;

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi amacıyla veya işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda;

fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanmaktadır.

Böylece mağdurun yalnızca hareket özgürlüğüne değil, aynı zamanda vücut dokunulmazlığına yönelen saldırılar da ayrıca cezalandırılmaktadır.

TCK 110 Kapsamında Etkin Pişmanlığın Şartları

Türk Ceza Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için kanunda belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Buna göre failin;

  • soruşturmaya başlanmadan önce,
  • kendi iradesiyle,
  • mağdurun şahsına zarar vermeksizin,
  • mağduru güvenli bir yerde serbest bırakması,

gerekmektedir.

Bu şartların gerçekleşmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadar indirilmesi mümkündür.

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ise somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak mahkeme tarafından değerlendirilmektedir.

Etkin Pişmanlığın Uygulanamayacağı Haller

Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmemesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir.

Örneğin;

  • soruşturmaya başlandıktan sonra mağdurun serbest bırakılması,
  • mağdurun fail tarafından değil, üçüncü kişiler tarafından kurtarılması,
  • mağdurun şahsına zarar verilmesi,
  • mağdurun güvenli olmayan bir ortamda bırakılması,

gibi durumlarda TCK’nın 110. maddesinin uygulanması mümkün olmayabilir.

Her olay, kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Deliller

Bu suçun ispatında ceza muhakemesinin genel delil kuralları uygulanmaktadır.

Somut olayın özelliğine göre;

  • mağdur ve şüpheli beyanları,
  • tanık anlatımları,
  • kamera kayıtları,
  • araç takip kayıtları,
  • HTS ve baz istasyonu kayıtları,
  • dijital yazışmalar,
  • GPS ve konum verileri,
  • doktor raporları,
  • bilirkişi raporları,
  • diğer hukuka uygun deliller,

birlikte değerlendirilmektedir.

Mahkeme, dosyada bulunan tüm delilleri bir bütün hâlinde inceleyerek karar vermektedir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin davalarda görevli mahkeme, isnat edilen fiilin niteliği ve kanunda öngörülen yaptırım dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte, yeterli şüphenin bulunması hâlinde kamu davası açılmaktadır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 109 ve 110. maddelerinde zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı bakımından Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uygulanmaktadır.

Zamanaşımı değerlendirilirken;

  • suç için öngörülen ceza,
  • suç tarihi,
  • zamanaşımını kesen işlemler,
  • zamanaşımını durduran nedenler,

birlikte dikkate alınmaktadır.

Her somut olay bakımından zamanaşımı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedir?

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen ve bir kişinin hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün engellenmesini cezalandıran suç tipidir.

Bu suç ile korunan temel hukuki değer, kişinin hareket özgürlüğü ve kişi hürriyetidir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesine göre;

  • Bir kimsenin hukuka aykırı olarak hareket özgürlüğünden yoksun bırakılması hâlinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Suçun cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi hâlinde ise iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kanunda düzenlenen nitelikli hâllerin bulunması durumunda ceza ayrıca artırılmaktadır.

Bir kişiyi kısa süreliğine bir odada kilitli tutmak suç oluşturur mu?

Bir kişinin hukuka aykırı şekilde bir yere gitmesi veya bulunduğu yerden ayrılması engelleniyorsa, fiilin süresi tek başına belirleyici değildir.

Somut olayın özelliklerine göre kısa süreli özgürlük kısıtlamaları da Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında hukuki değerlendirmeye konu olabilir.

Suçun oluşup oluşmadığı, olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Cebir veya tehdit kullanılması cezayı etkiler mi?

Evet.

Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesi, daha ağır yaptırımı gerektiren bir hâl olarak düzenlenmiştir.

Bu durumda fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.

Çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ceza artar mı?

Evet.

Suçun çocuğa veya beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.

Bu durumda temel ceza bir kat artırılmaktadır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık var mıdır?

Evet.

Türk Ceza Kanunu’nun 110. maddesi, bu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü içermektedir.

Buna göre failin;

  • soruşturmaya başlanmadan önce,
  • mağdura zarar vermeden,
  • kendi iradesiyle,
  • mağduru güvenli bir yerde serbest bırakması,

hâlinde verilecek cezada üçte ikisine kadar indirim yapılabilir.

Etkin pişmanlık her durumda uygulanır mı?

Hayır.

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Örneğin;

  • soruşturmaya başlandıktan sonra mağdurun serbest bırakılması,
  • mağdurun güvenli bir yerde bırakılmaması,
  • mağdurun şahsına zarar verilmesi,

gibi durumlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olmayabilir.

Her somut olay kendi özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nasıl ispat edilir?

Bu suçun ispatında;

  • mağdur ve şüpheli beyanları,
  • tanık anlatımları,
  • kamera kayıtları,
  • HTS ve baz istasyonu kayıtları,
  • dijital yazışmalar,
  • GPS ve konum verileri,
  • doktor raporları,
  • bilirkişi raporları,
  • diğer hukuka uygun deliller,

birlikte değerlendirilmektedir.

Mahkeme, dosyadaki tüm delilleri bir bütün hâlinde inceleyerek karar vermektedir.

Sonuç

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen ve bireyin hareket özgürlüğünü korumayı amaçlayan önemli suç tiplerinden biridir.

Bir kişinin hukuka aykırı olarak bir yere gitmesinin engellenmesi veya bulunduğu yerden ayrılmasına izin verilmemesi, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde cezai sorumluluk doğurabilmektedir.

Kanun koyucu; suçun cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenmesini, silahla gerçekleştirilmesini, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesini, çocuğa veya kendisini savunamayacak durumda bulunan kişilere karşı işlenmesini ve cinsel amaçla işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır.

Ayrıca mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kayba uğraması veya suç sırasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama hâllerinin gerçekleşmesi durumunda da ek yaptırımlar öngörülmüştür.

Türk Ceza Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri ise, failin soruşturmaya başlanmadan önce mağduru kendi iradesiyle, güvenli bir yerde ve şahsına zarar vermeksizin serbest bırakması hâlinde cezada önemli ölçüde indirim yapılmasına imkân tanımaktadır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşup oluşmadığı; mağdurun hareket özgürlüğünün hangi şekilde sınırlandırıldığı, kullanılan yöntem, fiilin süresi ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir.

Bu nedenle ceza soruşturması veya kovuşturması sürecinde hak kaybı yaşanmaması adına, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku alanında uzman bir ceza avukatından hukuki destek alınması önem taşımaktadır.

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

TELİF HAKKI VE İÇERİK KULLANIM UYARISI

Bu internet sitesinde yer alan tüm makale, hukuki değerlendirme, bilgi notu, görsel, tablo ve diğer içerikler; aksi açıkça belirtilmedikçe Av. Aybüke Uyma / Uyma Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve uluslararası telif hakkı düzenlemeleri kapsamında korunmaktadır.

Sitemizde yayımlanan içerikler düzenli olarak arşivlenmekte, elektronik kayıt altına alınmakta ve gerektiğinde içeriklerin oluşturulma tarihini ispatlamaya elverişli dijital kayıtlar muhafaza edilmektedir. Ayrıca internet ortamındaki izinsiz kopyalamalara karşı periyodik kontroller gerçekleştirilmektedir. İçeriklerin tamamının veya herhangi bir bölümünün; izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması, yeniden yayımlanması, farklı internet sitelerinde paylaşılması, yapay zekâ sistemlerine toplu veri olarak aktarılması, ticari amaçla kullanılması veya kaynak gösterilmeksizin aynen ya da büyük ölçüde benzer şekilde yayımlanması hukuka aykırıdır.

İzinsiz kullanımın tespiti hâlinde; ihlalin niteliğine göre erişimin engellenmesi, içeriğin kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri ile gerekli görülen diğer hukuki ve cezai başvurular dâhil olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Meslektaşlarımızın; bilimsel çalışma, hukuki araştırma ve dilekçelerinde, kaynak göstermek, meslek etik kurallarına uymak ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etmek kaydıyla makale içeriklerinden yararlanmaları bakımından sakınca bulunmamaktadır. Bu sitede yer alan içeriklerin izinsiz çoğaltılması veya yeniden yayımlanması yerine, ilgili makalenin bağlantısının (URL) paylaşılması tavsiye edilmektedir.