Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası (TCK m.89)

taksirle yaralama suçu ve cezası, nitelikli haller, ağırlaşmış neticeler, garantörlük sorumluluğu, iş kazası, trafik kazası, yetkili ve görevli mahkeme, ankara ceza avukatı

Taksirle Yaralama Suçu Nedir?

Taksirle yaralama suçu, kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda başka bir kişinin vücuduna acı vermesi, sağlığının bozulmasına veya algılama yeteneğinin zarar görmesine neden olması halinde oluşan suç tipidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen bu suçta fail, mağduru yaralamayı istememekte ancak gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yaralanma sonucunun meydana gelmesine neden olmaktadır.

Uygulamada taksirle yaralama suçları en sık;

  • Trafik kazalarında,
  • İş kazalarında,
  • Tıbbi uygulama hatalarında,
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması durumlarında,
  • Günlük yaşamda meydana gelen dikkatsizlik ve tedbirsizlik hallerinde,

karşımıza çıkmaktadır.

Taksirle yaralama suçunda failin yaralama kastı bulunmamakta, buna rağmen kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen sonuçtan dolayı cezai sorumluluğu doğmaktadır.

TCK 89 Kanun Metni

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre:

“Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.”

Kanun koyucu ayrıca yaralanmanın mağdur üzerinde daha ağır sonuçlar doğurması halinde cezanın artırılmasını öngörmüştür.

Bunun yanında birden fazla kişinin yaralanması ve bilinçli taksir halleri de ayrıca düzenlenmiştir.

Taksir Kavramı Nedir?

Taksir, kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle öngörmediği bir neticeye sebebiyet vermesidir.

Başka bir ifadeyle fail, meydana gelen yaralanma sonucunu istememekte ve çoğu zaman öngörmemektedir. Ancak gerekli dikkat ve özeni göstermiş olsaydı yaralanma meydana gelmeyecektir.

Bu nedenle taksirli suçlarda kast değil, kusurlu davranış cezalandırılmaktadır.

Örneğin;

  • Kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün kazaya neden olması,
  • İş güvenliği tedbirlerini almayan işverenin işçinin yaralanmasına sebebiyet vermesi,
  • Dikkatsizlik sonucu başkasının yaralanmasına neden olunması,

taksirle yaralama suçuna örnek olarak gösterilebilir.

Bilinçli Taksir ve Basit Taksir Arasındaki Fark

Taksirle yaralama suçunda kusurun derecesi büyük önem taşımaktadır.

Basit Taksir

Basit taksirde fail, meydana gelen yaralanma sonucunu öngörmemektedir. Ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle yaralanma meydana gelmektedir.

Örneğin anlık dikkatsizlik sonucu meydana gelen bir trafik kazasında basit taksir söz konusu olabilir.

Bilinçli Taksir

Bilinçli taksirde ise fail, meydana gelebilecek tehlikeyi öngörmekte ancak sonucun gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmektedir.

Örneğin aşırı hız yapan bir sürücünün kaza ihtimalini bilmesine rağmen araç kullanmaya devam etmesi ve yaralanmaya neden olması halinde bilinçli taksir gündeme gelebilir.

Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca bilinçli taksir halinde verilecek ceza artırılmaktadır.

Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları

Fail

Taksirle yaralama suçunun faili herkes olabilir. Kanun fail bakımından özel bir sıfat aramamıştır.

Mağdur

Suçun mağduru yaşayan herhangi bir insan olabilir.

Dikkat ve Özen Yükümlülüğüne Aykırılık

Suçun temel unsurunu dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali oluşturmaktadır.

Failin göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermemesi sonucunda yaralanma meydana gelmelidir.

Yaralanma Sonucu

Taksirle yaralama suçunun oluşabilmesi için mağdurun;

  • Vücuduna acı verilmesi,
  • Sağlığının bozulması,
  • Algılama yeteneğinin zarar görmesi,

gerekmektedir.

Nedensellik Bağı

Failin davranışı ile yaralanma sonucu arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.

Yaralanmanın failin davranışından bağımsız şekilde meydana gelmesi halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.

Taksirle Yaralama Suçunun Ağırlaşmış Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, taksirle yaralama fiilinin mağdur üzerinde daha ağır sonuçlar doğurması halinde uygulanacak ceza artırımları düzenlenmiştir.

Kanun koyucu, yaralanmanın ağırlığı arttıkça failin sorumluluğunun da artacağını kabul etmiş ve bazı sonuçlar bakımından daha ağır yaptırımlar öngörmüştür.

TCK 89/2 Kapsamında Cezanın Yarı Oranında Artırılmasını Gerektiren Haller

Taksirle yaralama fiili sonucunda aşağıdaki durumlardan birinin meydana gelmesi halinde, temel ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Duyulardan veya Organlardan Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflaması

Yaralanma sonucunda mağdurun herhangi bir duyu veya organının işlevinde kalıcı bir azalma meydana gelmesi halinde bu bent uygulanmaktadır.

Örneğin;

  • Görme gücünün önemli ölçüde azalması,
  • İşitme kapasitesinin düşmesi,
  • El veya kol fonksiyonlarının zayıflaması,

gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Burada organın tamamen işlevsiz hale gelmesi değil, işlevinin sürekli şekilde zayıflaması söz konusudur.

Vücutta Kemik Kırılması

Taksirle yaralama sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığı meydana gelmesi halinde ceza artırılmaktadır.

Özellikle trafik kazaları ve iş kazalarında bu durumla sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Kemik kırığının bulunduğu bölge, kırığın ağırlığı ve mağdur üzerindeki etkileri değerlendirilerek ceza belirlenmektedir.

Konuşmada Sürekli Zorluk

Yaralanma sonucunda mağdurun konuşma yeteneğinde kalıcı güçlük meydana gelmesi halinde ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Mağdur konuşabilmekle birlikte konuşma fonksiyonlarında sürekli bir bozulma bulunması yeterlidir.

Yüzde Sabit İz Oluşması

Uygulamada en sık karşılaşılan ağırlaşmış yaralama hallerinden biri yüzde sabit iz oluşmasıdır.

Yaralanma sonucunda yüz bölgesinde meydana gelen izin, normal sosyal ilişkiler sırasında ilk bakışta fark edilebilir nitelikte olması halinde yüzde sabit izden söz edilmektedir.

Bu durumda fail hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yaşamı Tehlikeye Sokan Durum

Yaralanmanın mağdurun hayatını ciddi şekilde tehlikeye sokması halinde bu bent uygulanmaktadır.

Örneğin;

  • Yoğun bakım gerektiren yaralanmalar,
  • Ağır kan kaybına yol açan olaylar,
  • Hayati organları etkileyen yaralanmalar,

yaşamı tehlikeye sokan durumlar arasında değerlendirilebilmektedir.

Gebe Kadının Çocuğunu Vaktinden Önce Doğurması

Taksirli davranış sonucunda yaralanan gebe kadının çocuğunu normal doğum zamanından önce dünyaya getirmesi halinde ceza artırımı uygulanmaktadır.

Kanun koyucu, anne ve çocuğun korunması amacıyla bu sonucu ayrıca düzenlemiştir.

TCK 89/3 Kapsamında Cezanın Bir Kat Artırılmasını Gerektiren Haller

Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenen sonuçlar, ikinci fıkradaki sonuçlardan daha ağır kabul edilmektedir.

Bu nedenle bu sonuçların meydana gelmesi halinde temel ceza bir kat artırılmaktadır.

İyileşmesi Olanaksız Hastalık veya Bitkisel Hayat

Taksirli yaralama sonucunda mağdurun iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanması veya bitkisel hayata girmesi halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Bu sonuçlar mağdurun yaşam kalitesini kalıcı olarak etkileyen en ağır sonuçlar arasında kabul edilmektedir.

Duyulardan veya Organlardan Birinin İşlevinin Yitirilmesi

Bir duyu veya organın işlevinin tamamen kaybedilmesi halinde bu bent uygulanmaktadır.

Örneğin;

  • Bir gözün tamamen görme yeteneğini kaybetmesi,
  • İşitme duyusunun tamamen ortadan kalkması,
  • Bir uzvun işlevsiz hale gelmesi,

gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Konuşma veya Çocuk Yapma Yeteneğinin Kaybedilmesi

Yaralanma sonucunda mağdurun konuşma yeteneğini veya çocuk sahibi olma imkanını tamamen kaybetmesi halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Kanun koyucu, bireyin yaşamını doğrudan etkileyen bu ağır sonuçları ayrıca koruma altına almıştır.

Yüzün Sürekli Değişikliğe Uğraması

Yüzde sabit izden farklı olarak, yüzün genel görünümünün kalıcı şekilde değişmesi halinde bu bent uygulanmaktadır.

Örneğin;

  • Ağır yanıklar,
  • Kalıcı yüz deformasyonları,
  • Ciddi şekil bozuklukları,

yüzün sürekli değişikliğe uğraması kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Gebe Kadının Çocuğunu Düşürmesi

Taksirli davranış sonucunda gebe kadının çocuğunu kaybetmesi halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Bu durum, kanunda öngörülen en ağır sonuçlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Birden Fazla Kişinin Yaralanması

Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin dördüncü fıkrasında birden fazla kişinin yaralanması ayrıca düzenlenmiştir.

Madde hükmüne göre:

“Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Bu hüküm özellikle;

  • Zincirleme trafik kazalarında,
  • Toplu iş kazalarında,
  • Birden fazla kişinin zarar gördüğü olaylarda,

uygulama alanı bulmaktadır.

Yaralanan kişi sayısının artması, failin sorumluluğunu ağırlaştıran bir unsur olarak kabul edilmektedir.

Taksirle Yaralama Suçunda Şikâyet

Taksirle yaralama suçunda şikâyet konusu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin beşinci fıkrasında özel olarak düzenlenmiştir.

Kanun hükmüne göre:

“Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.”

Bu nedenle kural olarak taksirle yaralama suçunda Cumhuriyet savcılığının soruşturma başlatabilmesi için mağdurun şikâyette bulunması gerekmektedir.

Ancak kanun koyucu bu kurala önemli bir istisna getirmiştir.

Birinci fıkra kapsamına giren yaralama hali dışında, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet şartı aranmamaktadır.

Dolayısıyla bilinçli taksirle işlenen ve mağdur üzerinde ağır sonuçlar doğuran yaralanmalarda soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülebilmektedir.

Taksirle Yaralama Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin birinci fıkrasına göre:

“Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.”

Bu nedenle taksirle yaralama suçunun temel şeklinin cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Ancak mağdur üzerinde meydana gelen sonucun ağırlığına göre ceza artırılabilmektedir.

Cezanın Yarı Oranında Artırılması

Aşağıdaki sonuçlardan birinin meydana gelmesi halinde temel ceza yarı oranında artırılmaktadır:

  • Organ veya duyunun işlevinin sürekli zayıflaması,
  • Kemik kırığı oluşması,
  • Konuşmada sürekli zorluk meydana gelmesi,
  • Yüzde sabit iz oluşması,
  • Yaşamı tehlikeye sokan durum meydana gelmesi,
  • Gebe kadının çocuğunu vaktinden önce doğurması.

Cezanın Bir Kat Artırılması

Daha ağır sonuçların ortaya çıkması halinde ise ceza bir kat artırılmaktadır.

Örneğin;

  • Bitkisel hayat,
  • Organ veya duyu kaybı,
  • Konuşma yeteneğinin kaybı,
  • Çocuk yapma yeteneğinin kaybı,
  • Yüzün sürekli değişikliğe uğraması,
  • Gebe kadının çocuğunu düşürmesi,

gibi durumlarda temel ceza iki katına çıkarılmaktadır.

Birden Fazla Kişinin Yaralanması Halinde Ceza

Taksirli davranış sonucunda birden fazla kişinin yaralanması halinde fail hakkında dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Bu hüküm özellikle trafik kazaları ve iş kazalarında uygulama alanı bulmaktadır.

Taksirle Yaralama ile Kasten Yaralama Arasındaki Fark

Taksirle yaralama suçu ile kasten yaralama suçu arasındaki temel fark failin iradesinde bulunmaktadır.

Kasten yaralama suçunda fail, mağdura zarar vermeyi bilerek ve isteyerek hareket etmektedir.

Taksirle yaralama suçunda ise failin yaralama kastı bulunmamaktadır. Buna rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle yaralanma sonucu meydana gelmektedir.

Örneğin;

  • Bir kişiye bilerek yumruk atılması kasten yaralama suçunu,
  • Trafik kurallarına aykırı davranış sonucu yaralanmaya neden olunması ise taksirle yaralama suçunu,

oluşturabilmektedir.

Bu nedenle iki suç arasındaki temel ayrım noktası kast unsurunun bulunup bulunmamasıdır.

Taksirle Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Taksirle yaralama suçunda görevli mahkeme kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir.

Yetkili mahkeme ise genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Trafik kazaları, iş kazaları veya diğer yaralanma olaylarında suçun meydana geldiği yer mahkemesi yetkili kabul edilmektedir.

Soruşturma süreci Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte, yeterli şüphenin bulunması halinde ceza davası açılmaktadır.

Taksirle Yaralama Suçunda Zamanaşımı

Taksirle yaralama suçunda dava zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümlerine göre belirlenmektedir.

Zamanaşımının hesaplanmasında;

  • Suç tarihi,
  • Zamanaşımını kesen işlemler,
  • Zamanaşımını durduran nedenler,
  • Yargılama sürecindeki işlemler,

dikkate alınmaktadır.

Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesi yapılırken somut olayın tüm özelliklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Taksirle yaralama suçu nedir?

Taksirle yaralama suçu, kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda başka bir kişinin yaralanmasına neden olması halinde oluşan suç tipidir.

Taksirle yaralama suçunun cezası nedir?

TCK m.89/1 uyarınca fail hakkında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebilmektedir.

Kemik kırığı halinde ceza artar mı?

Evet. Taksirle yaralama sonucunda kemik kırığı meydana gelmesi halinde temel ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Birden fazla kişi yaralanırsa ceza artar mı?

Evet. Birden fazla kişinin yaralanması halinde fail hakkında dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Taksirle yaralama suçu şikâyete tabi midir?

Kural olarak evet. Ancak bilinçli taksirle işlenen bazı hallerde şikâyet şartı aranmamaktadır.

Trafik kazasında yaralanma meydana gelirse hangi suç oluşur?

Somut olayın özelliklerine göre sürücünün kusurlu davranışı bulunuyorsa taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir.

İş kazalarında taksirle yaralama suçu oluşabilir mi?

Evet. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle meydana gelen yaralanmalarda sorumlular hakkında taksirle yaralama suçundan soruşturma yürütülebilmektedir.

Sonuç

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda bir kişinin yaralanmasına neden olunması halinde oluşan suç tipidir.

Kanun koyucu yalnızca basit yaralanmaları değil; kemik kırıkları, yüzde sabit iz oluşması, organ kaybı, bitkisel hayat ve birden fazla kişinin yaralanması gibi ağır sonuçları da ayrıca düzenleyerek daha ağır yaptırımlar öngörmüştür.

Özellikle trafik kazaları, iş kazaları ve mesleki ihmaller nedeniyle meydana gelen yaralanma olaylarında TCK m.89 hükümleri sıklıkla uygulanmaktadır. Bu nedenle olayın oluş şeklinin, kusur durumunun ve adli raporların dikkatle değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu kapsamda alanında uzman bir ceza avukatından destek alınması tavsiye edilmektedir.